25 Nisan 2021 Pazar

 

CIBIRLAR PARKI'NDA ERMENİ KATLİAMI 

Hasan Gürkan



Tokat'ta ev sahibim Ohannes’lerde yemekteydik. Babası Nişan Usta anlatıyor:

Sene 1915 olmalı. Tehcir başlamıştı. İnanılmaz haberler geliyor. Kulaktan kulağa yayılan dehşet hikâyelerinin hiç birine inanmak istemiyoruz. Ama korku bulaşıcı bir salgın gibi hızla yayılıyor. Herkes önce ailesini kurtarma derdinde. Karımı ve iki çocuğumu gizlice yola çıkarttım. Erivan’a gidecekler. Ben doğup büyüdüğüm bu topraklardan ayrılmak istemiyorum. Ne olacaksa burada olsun.

                                Sivas Cıbırlar Parkı

Bir sabah şafakla beraber hepimizi evlerimizden alıp Cıbırlar Parkı’na topladılar. Kadın, erkek, çoluk çocuk, yaşlı genç bütün Ermenileri… Sabah ayazından mı, korkudan mı bilmiyorum, dişlerimin takır takır birbirine vurmasına engel olamıyorum. Etrafımızı askerler kuşatmıştı. Bizimkilerden çıt çıkmıyor. Sinek uçsa duyulacak derler ya, işte öyle. Parka çökmüş sessizliği, atının üzerindeki süvari subayının – mülazım olmalı- emri bozuyor.

Kuyumcular, terziler, demirciler, marangozlar, dülgerler şu tarafa ayrılsın!”

O zaman Sivas’taki zanaatkârların hemen hepsi Ermeni, Türkler daha çok rençperlik yapıyor. Demirci olduğum için ben de kalabalıktan ayrılıyorum. Mülazımın ikinci emri silah seslerine ve çığlıklara karışıyor. “Ateş!”

Ortalık bir anda ana baba gününe döndü. İnsanlar yağmur gibi yağan mermilerden korunmak için bir birlerinin altına sığınmaya çalışıyor. Vurulanlar kanlar içinde yere devriliyor. O an kör olup hiçbir şey görmemek, sağır olup hiçbir şey duymamak için İsa’ya yalvardım. Beni duymadı. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Mülazımın gür sesiyle kendime geldim.

Ateşi kesin, kurşuna yazık!”

Silahlar sustu. Savunmasız kalabalığa bu defa baltalarla, teberlerle saldırdılar. Kalanların işini kurşunlara yazık etmeden(!) bitirdiler.”

Nişan ustanın yorgun sesi titriyordu. Bana yıllar gibi uzun gelen bir sessizlik. Herkes başını öne eğmiş, kimse bir şey söylemiyordu. Sözün bittiği yerdeydik. Nişan usta yutkunarak devam etti:

Aradan bunca sene geçti. Hala sık sık Cıbırlar Parkı katliamında yükselen çığlıklarla, iniltilerle uyanırım. Karımı ve çocuklarımı o zamandan beri görmedim. Karım evlenmiş, çocukları olmuş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder