BAHAR
GEÇTİSE NOLA, /HAZANI HOŞ GÖRELİM
ZAMAN
ZAMANA ERİŞMEZ /BİZ ANI HOŞ GÖRELİM
Merhaba,
Hayat denilen kavga bu
eylülün yirmisinde beni cebren altmış yaşıma sürüklüyor
Akranım olan dostlarım,
ahbaplarım, yoldaşlarım, bu yaşa benden önce gelenler, geçip gidenler
alınmasın. Altmış yaş resmen ihtiyarlık yaşıdır.
Merhaba moruk! derler adama.
Yo! Sakın bana her yaş
güzeldir mavalı okumayın. Her yaş güzel değildir. Devlet tarafından işkence,
idam, yargısız infaz vb ile hatırlatılmazsa, yaşlanmanın/ölümün aklın ucundan bile geçmediği yaşlar güzeldir.
Belediye otobüsünde, dolmuşta kimsenin ayağa kalkıp da “buyur amca” demediği
yıllar.
Bak dostum,
Altmışın kapısına
dayandığında usulca, geriye bakıyorsun. Katettiğin yol epey uzun. Önündeki ise
kısa ve engebeli. Bu, hiç hoşuna gitmiyor. İflah olmaz bir aptal değilsen her
şey sana son yokuşu inmekte olduğunu
söylüyor. Kabullen yoldaş, şimdi hazandasın.
Hasan efendi,
Arkadaşlarınla yola
çıktığınızda, Marksizm-Leninizm, proletarya enternasyonalizmi, ihtilal
diyordunuz da, mitinglerde manzumeler eşliğinde kalpaklı Mustafa Kemal
posterleriyle yürüyordunuz, gardrobdakine muhalefeten! Hatırladın mı? Bu sizin
kuşaktan çok önce eski tüfek yoldaşlarınızın başlattığı talihsiz bir çırpınış,
marksizmle kemalizmi imtizaç ettirme çabasıydı. Bir bak allasen o çaba bugün
nerelere geldi. Vatan, uygun adım laik cumhuriyet mitingleriyle çalkalanıyor.
Tavariş Arslan,
Mitinglerde, korsan
gösterilerde, grevlerde, hapiste, işkencede evet, hiç itirazım yok devrimciydin(iz).
Ama kadın yoldaşların(ız)la, sevgililerin(iz)le, karın(ız)la, kaçamağın(ız)la
ilişkin(iz)de tam bir beş r’li erkektin(iz).
Ayıp değil mi ihtiyar! Erkek
egemen geçmişin(iz)den ve dahi bu günün(üz)den yüzün(üz) kızarmıyor mu?
Demircan Yoldaş,
Parti dili militaristti.
Çelik disiplin,öncü müfreze sıra neferi vesaire. Ol sebepten mi mirim Vicdani
Red’den hiç bahsetmiyordunuz? Ezilenlerden yanaydınız ama, eşcinsellerin,
travestilerin haykırışına kulaklarınız tıkalıydı. Oğullarınızın çüklerini alayı
vala ile kestirmekle meşguldünüz. ‘Kutsal Aile’ nin peder-i muhteremi,
çocuklarınızın sebebi hayatıydınız.
Hey Ahbap!
Sahi, parti kongrelerinde,
yayınlarda, Ermeni Soykırımından, mübadele acılarından neden hiç bahsetmediniz?
Sayısız Kürt ayaklanmasına niçin bigane kaldınız. Aklınız, saygıdeğer moruk,
mabadınızın kılları ağarınca mı başınıza geldi!
Hayır, hemen celallenme!,
Ne karamsarım, ne de umutsuz.
Sadece kendime, geçmişime bakmaya çalışıyorum. Paris komününden günümüze,
savaşsız iktidarsız, sömürüsüz bir dünya için verilen büyük kavgayı asla inkar
etmiyorum. Ekim devrimi, İspanya tugayları, Çin, Vietnam, Küba ve daha
niceleri. Ol sebepten hala içim daraldığında “ Güzel günler göreceğiz çocuklar/
Motorları maviliklere süreceğiz”
mısralarıyla ferahlıyorum.
Merhaba Hasan arkadaş!
Şimdi yorgun, şişman ve
geveze bir adamsın. Kendine ,kitaba ve alkole siperlendin. Hiç bir şeyi
beğenmiyorsun, eyvallah. Ama öbür taraftan hayatını anlamlandıracak bir bok
bulmak için çırpınıyorsun.
Çabalama! Kimi yerde insan
çabaladıkça batar. Bekle seni hayat batırsın, batıracaksa.
Ama yola çıktığında kan ter
içinde, çamurlara bata çıka, inatla peşinden koştuğun düşü görmeye devam et,
becerebilirsen:Ve unutma;
“DÜNYA ORDA BİTER Kİ,MAĞLUB OLUR HAYAL
TEMDİDİ ÖMRE KUDRETİ KALMAZ TAHAYYÜLÜN”
*Bu metin altı sene önce İstanbul Galata Bar’da
düzenlenen Merhaba Moruk partisinde yayınlandı