HALKIN KÜRSÜSÜ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HALKIN KÜRSÜSÜ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2011 Cuma

ONLAR ” BİLİNMEYEN BİR DİLDE” ISLIK ÇALARAK ÖLDÜRÜLDÜLER

Üç yaşında bebeler,Beş,sekiz onbeş yaşlarında çocuklar,gençler.Kirli savaşın kurbanı kürtler:

NİHAT CELASUN (12) Nisan 1992 Lice. Fırından ekmek almaya giderken özel tim tarafından nişan alınarak öldürüldü.

GÜLCAN ÇAĞDAVUL(8), SELVİ ÇAĞDAVUL(14), ZEYNEP ÇAĞDAVUL(19), ZARİFE BOYLU(15), ERDAL BUĞAN(17), NECLA GEÇENER(14), YETER KERENCİLER(13) 14 Ağustos 1993 Kars- Digor. Gıda ambargosu, göz altıları ve ev baskınlarını protesto etmek için düzenlenen sessiz protesto yürüyüşü sırasında özel timcilerin konumlandıkları tepeden kitlenin üzerine ateş açılması suretiyle öldürüldüler. ‘Digor'u bir açık yara haline getiren olay 1993 yılında 17 kişinin ölümü, 63 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan gösteridir. Anılmaz. Büyük basın tarafından yok sayılır.’ (Y. Türker)

ABİDE EKİN (3) 20 Şubat 1993 Şırnak- Güçlükonak- Bane Köyü. Korucu olmayı reddeden bir köy. Sabaha karşı 500 kadar asker ve ağır silahlarla baskın yapılmış, bütün evlere ateş etmişler.

‘Bir tane çocuk Adile Ekin isminde beş yaşındaydı galiba. Öldü. Birisi demiş, yanlış değilsem bir asker demiş. bir ateş sesi geliyor bize,bir bomba attım bu eve,ateşi susturdum demiş. Halbuki orada evin erkeği yoktu yani. Yetim çocukları ve bir hanım vardı. Başka bir büyükleri yoktu. Yani ateş edecek birisi yoktu onlarda. Hepsi ufak çocuklardı. Bir kızı işte bomba parçalarıyla yaralanmış. Bağırsakları dışarı çıkmış. O şekilde öldü o kız zaten. Beş yaşındaydı.’ (Göç-Der'in ‘Göç Hikayeleri’ kitabından)

HANİFİ YILDIZ (14)) 25 Şubat 1994 Batman- Sason. Köyüne yapılan operasyon sırasında vücuduna havan topu parçaları isabet ederek hayatını kaybetmiş.

ABBAS SEYREK(16), İZZET GAYSAK(12), YAHYA AKMAN(14) 1994 Cizre. Cizre'de gözaltına alınıp, kırsal kesime götürülerek işkence altında öldürüldü.(Cemal Temizöz'ün ekibinin ölüm icraatlarından)

HANEFİ YILDIZ, HÜSEYİN TEKİN, SOHBET ÖNGÜN 24 Şubat 1994 Sason. Sason ilçesine bağlı Tanze köyü yakınındaki bir karakoldan top ateşi açılması sonucu öldürüldüler.

GÜLLÜZAR IŞIK(3), ELİF IŞIK(18) 24 Eylül 1994 Dersim. Gökcek köyü ve Mızrık mezraına yapılan askeri operasyon sırasında öldürüldüler.

MİRZA YILDIRIM(3), MEHMET YILDIRIM(15), ABDÜLKERİM YILDIRIM (2), İRFAN YILDIRIM(6), XUNAFYILDIRIM(3), ÇİÇEK BENZER(5), ALİ BENZER(7), AYŞE BENZER(7), ÖMER BENZER(8), ABDURRAHMANBENZER(4), HACI ALTAN(15), KEREM ALTAN(5) 24 Mart 1994 Şırnak. Şırnak merkeze bağlı Kuşkonar Köyü bombalandığında öldüler.

DİLXAZ GERME(1) 26 MART 1994. Şırnak- Kuşkonar Köyü. Köyü bombalandığında evine de isabet eden bombalar sonucu parçalanarak yaşamını kaybetti.

HURİ BENGİ(3), FATMA BENGİ(6), LİLUZ BENGİ(3), ASİYE ERDİN (1), HAZAL KIRAÇ (1), BAHAT KIRAÇ, BEBEK BEDİR. Şırnak’ın Koçağıllı köyünde 24 Mart 1994 tarihinde askeri uçakların gerçekleştirdiği bombardımanda öldüler. Bombardımanda beşikteki bebekler, çocuklar ve hamile kadınların aralarında bulunduğu 15 kişi yaşamını yitirdi.

FİKRET DERELİ(11) 7-7 1998 Muş. Bir çoban çocuk. Hayvanlarını otlatırken bölgede operasyona çıkan askerlerin rastgele çevreyi taramaları üzerine yaşamını yitirdi.
(Seviç Altan aktardı)

1 Nisan 2011 Cuma

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE - DİYARBAKIR

Hattat Hamit Aytaç İlk Öğretim Okulu 1/F sınıfında kayıtlı kızım Delal DEMİRTAŞ’a anadilde eğitim hakkı tanınmazken, her gün andımız adı altında ırkçı söylemler içeren bir metnin okutulmasını kabul etmiyor, çocuklara yönelik bu şekilde bir uygulamayı insan hakkı ihlali olarak görüyorum.

Bugünden itibaren kızım Delal DEMİRTAŞ’ı bu etkinlikten fiili olarak uzak tutacağımı belirtiyor, andımız faaliyetinin resmi olarak da kaldırılmasını ve kızımın resmi olarak bu uygulamadan muaf tutulmasını talep ediyorum.
31.O3.2011
Selahattin DEMİRTAŞ
Velisi

IRKÇI "ANDIMIZ" KALDIRILSIN"

MANALI POSTA’DAN
SELAHATTİN DEMİRTAŞ’IN TALEBİNE DESTEK,
DEMOKRATLIĞIN MİHENK TAŞI:
ÇOCUKLARA HER SABAH SÖYLETTİRİLEN
IRKÇI ANDIMIZ KALDIRILSIN!

25 Mart 2011 Cuma

BASILMADAN BASILAN KİTAP VE SİVİL İTAATSİZLİK

*AHMET ŞIK’IN KİTABININ BASILMADAN BASILMASINI ŞİDDETLE PROTESTO
EDİYORUZ!

*BDP’NİN SİVİL İTAATSİZLİK EYLEMİNİ HARARETLE DESTEKLİYORUZ!

hasan gürkan

26 Ocak 2011 Çarşamba

ERGİN CİNMEN’İN METHİYE-İ MAKBULÜ

“Sevgili sahibi biimtiyaz, çok fevkiyle muharrir hocam, kulunuz hayat öğrenciniz, vekil-i davanız olarak bulunduğunuz mahalden icra etmekte olduğunuz hali muhalif ahvali fevkalade faideli buluyorum. Bundan sonrası için de berdevamını arz ediyorum”.

12 Aralık 2010 Pazar

ERKEK OLMANIN DAYANILMAZ KEYFİ- SELÇUK ARSLAN'DAN NAKLEN

Beş günlük tatil için ufak bir çanta yeter...

Her kavanozu tek başına açma kabiliyetine sahipsin...

Makyaj tazeleme sorunun olmadığı için zırt pırt tuvalete gitmezsin...

Kolundaki, bacağındaki tüyleri mütemadiyen aldırmak zorunda değilsin...

Bıyıkların utanç değil, çoğu zaman övünç kaynağıdır...

Kilo aldığında dostların sana acıyarak bakmaz...

Topuklu ayakkabı gibi bir şeyin üstünde hokkabazlık yapmak zorundadeğilsin...

Ayakkabılarının topuğu ve tırnağın asla kırılmaz, çorabın kaçmaz...

Saçının nasıl göründüğü hiç önemli değildir...

Pişireceğin hayvanı kendin avlayabilecek güçtesindir...

Duş yapman ve giyinmen en fazla on dakika sürer...

Gereksiz eşyaların bulunduğu bir çantayı taşıma alışkanlığın yoktur...

Ceketini alıp çıkarsın...

Beşli paket halindeki donların fiyatı, tek bir sütyenin ki kadardır...

50 yaşına da gelsen kimse evde kaldığını iddia edemez...

Yüzündeki tüm renkler orijinaldir. Ne silince, ne de yağmurda çıkmaz...

Sohbet ettiğin insanlar, bakışlarını göğüslerine doğru kaydırmaz...

Evlenince soyadını değiştirmek zorunda kalmazsın...

Her zaman tek parça mayo giyersin...

Karşı cinsle eşit olduğunu kanıtlamak için adanmış ömür süren hemcinslerin yoktur...

Kahvehaneler, stadyumlar ve bilumum yerler sırf senin daha keyifli bir hayatsürmen için vardır...

YAHU HEPSI BIR YANA !!!

Sen hiç "Erkek Hastalıkları Uzmanı"diye bir kavram duydun mu?

4 Aralık 2010 Cumartesi

KÖYLÜYÜ DEŞİFRE EDİYORUZ! - TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?

Başyazarımızın Manalı Posta’da yazmasına izin verdiği Köylü takma isimli kişi, burada gizli gizli irticai faaliyetlerde bulunmaktadır. Düşünce özgürlüğü kisvesi altında, Atatürk’ün dil devrimine karşı çıkmakta, arapça farsça gibi ne idüğü belirsiz kelimelerle laik gençliğimizi zehirlemeye çalışmaktadır.

Kendisini devrimci olarak tanımlayan bu kişi, ayrıca halk edebiyatımızda ve devrimci edebiyatımızda pek çok sınıf mücadelesine destek olacak şiir dururken, halktan kopuk divan edebiyatından aşk beyitleri yayınlamakta, gençliğimizin sınıf bilincini köreltmektedir. Başyazarımız bu tutumu ,küçük burjuva reaksiyoner devrimciliği,tatlı su sosyalistliği olarak tanımlamaktadır

Yazı işleri kurulumuz kendisini defalarca uyarmış, fakat Köylü bizim kullandığımız arı, öz ve temiz Türkçeyi anımsamaz numaralarına yatmıştır.

Fakat biz cumhuriyetin uyanık bekçileri olarak ,bu gerici, şeraitçi kalemin kafasının ardındaki biliyoruz. Takiye yaptığını biliyoruz. Biz Köylü’ye öz Türkçemizi anımsatmasını iyi biliriz.

4 Kasım 2010 Perşembe

SÜLEYMAN ŞAHİN'İN MEKTUBU

Manalı Posta’nın Muhterem Sermuharriri Hasan Gürkan Efendi’ye,

Köylü namıyla maruf refikimiz Numan Efendi’nin divan edebiyatı’ndan zevk-ı selimle seçtiği ve derin bir vukufla mealen günümüz Türkçesiyle cerideniz kar’ilerine arz ettiği mısra-ı bercesteler ve muhteşem beyitleri büyük bir keyifle kıraat ederken 40 yıl evvel şahsıma gönderilmiş bir nâmeyi - gözlerim yaşararak, burnumun direği sızlayarak ve o günlerimize duyduğum derin bir hasretle iç geçirerek - hatırladım.

Zat-ı âlilerinizin de hatırlayacağı üzre 1968 Haziran’ının hitamında Gazi’yi bitirmiş çiçeği burnunda Türkçe muallimleri olarak kur’a çekmiş ve tespih taneleri gibi Anadolu’nun çeşitli şehir ve kasabalarına dağılmıştık. Zatınız memleketim Tokat’a, bendeniz Aydın-İncirliova’ya, aynı sınıftan refikimiz Rıdvan Sertlek efendi de Nevşehir’in Avanos (O Avanos ki Hititlilerden bu güne binlerce yıldır Kızılırmak’a rengini veren killi topraklar, bu yöre çömlekçisininin çarkında yeniden testi, çanak, çömlek olarak hayat bulmaktadır.) kasabasına tayin olunmuştuk. Bahis-i mevzu nâme Rıdvan biraderimiz tarafından bendenize gönderilmişti. Ne derece yalnızlık çektiğini, bunaldığını en tesirli şekilde ifade etmek üzre şiire sığınmıştı ve sık sık mektup yazmamızı reca ediyor –ne recası düpedüz yalvarıyordu.
Nâme, Seyranî’nin
Kör de bilir Avanos'un yolunu,
Testi, çanak kırığından bellidir." mısraları ile başlamaktaydı.
Nâmenin hitamında ise Bağdatlı Mehmet Fuzulî Efendi’nin şu yürek kavurucu beyt-i meşhuru yer almaktaydı:
Ne yanar kimse mene âteş-i dilden özge,
Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı!

(Mealen: Tutuşup kavrulan gönlümden başka ne kimse benim için acı çeker; ne de sabah yeli dışında kimsecikler kapımı açar. )

Apaçık meydandaydı ki Rıdvan biraderimiz, fiilî bir fikir hürriyetinin yaşandığı, dünyanın bütün büyük kentlerinde olduğu gibi devrim kasırgasının salladığı 68 Ankara’sını ve özellikle de her biri nev’i şahsına münhasır rengarenk şahsiyetlerden müteşekkil sınıfımız ortamına şiddetle ihtiyaç duymaktaydı. Ve anlaşılan Avanos kasabasının muhafazakâr içtimai iklimi biraderimize pek yaramamıştı.
1 Kasım 2010, İstanbul
Süleyman ŞAHİN,
(İsm-i müstearı Yusuf ERDEM)

Eziz biraderimiz Köylü’ye ve muhterem hemşiremiz Vildan Hanıma ve meni közel tanıyan tüm dostlara

22 Ekim 2010 Cuma

KÖYLÜ’NÜN LÜZUMSUZ ŞEKVASI*

"Ey kari, işiddim ki göz nuru akıtarak kaleme aldığım bazı latif mizahi eserler ve dahi kimi 'kanuni' elfaz sermuharrirce taht-ı deste alınıp (meali:el konulup) siz muhterem karilerimden fersah fersah uzak tutulmaktadır. İz’an-ı beşerin (meali:insan aklının) kabullenemeyeceği bu fecaiyat-ı muazzamayı (meali:büyük faciayı) siz muhterem karilerime bilvekalet efkar-ı umumiyyeye arz ederim."
*Sermuharririmizin her zaman isabetli karar verdiğinin şuuruna varmamış biçare.