" İÇİNDE BİR ERKEK YAŞATAN KADINLA,
İÇİNDE BİR KADIN TAŞIYAN ERKEK KARDEŞTİLER.
Aynı babanın döllediği iki ayrı annenin rahminden doğmuşlardı. ve ikizler kadar benziyorlardı birbirlerine.Babaları devletin en önemli adamlarından biriydi;Sadaijin'di.Sadaijin 'İmparator'un sağ kolu demekti.(...)
Sadaijin'in oğlunun adı Wakagimi'ydi;kadınsı,zarif,kırılgan ve sanatkardı.Kızı Himegini ise erkeksi,hırslı,kuvvetli ve savaşcıydı.Doğdukları gibi değil hissettikleri gibi yaşamak istiyordu ikisi de.Sadaijin 'yanlış bedenlere hapsedilmiş lanetli ruhlar'sayıyordu çocuklarını; 'Troikibeya ' diyordu 'keşke birbirlerine dönüştüreblsem onları.'
Tek çare buydu belki de;biri sanki diğeriymiş gibi yapmaya karar verdi Sadaijin.oğlunu kızı gibi,kızını oğlu gibi kabüllendi,saray erkanına öyle takdim etti.Wakagimi ve Himegimi,organlarına isyan,hormonlarına itaat ederek yaşamaya başladılar.İsimlerini değiştirip cinsiyetlerini herkesten gizlediler.Sadaijinin oğlu bir nedimeydi artık,kızı ise bir vezir adayı.Wakagimi çok geçmeden baş nedimeliğe yükseldi,İmparator'un kızının sırdaşı oldu.Kibarlığıyla,munisliğiyle değil sadece,zekası ve güzelliğiyle de diğer kadınların önüne geçti.
Kardeşi Himegini siyasete girdi;çevresindeki bütün erkeklerden daha gür bir sesle konuşmaya,daha kararlı daha acımasız davranmaya başladı.Saraydaki kadınların dikkatini çekti bu.Gücün,karşı konulmaz bir cazibesi vardı.Zamanla Himegimi de kadınlara ilgi göstermeye başladı;prenseslerle,leydilerle yakınlaştı,arsızca baştan çıkardı onları,ellerini tuttu,dudaklarından öptü,tenlerinin kokusunun tenine değmesine izin verdi.Ama o kadar.Onu asil bir kadınla evlendirdiklerinde,karısına sarılıp yatmaktan öteye geçemedi ve karısı bir 'başka' erkekle seviştiğinde sesini çıkarmadı.'Kadın' olduğunu saklamak uğruna arzusunu bastırıp hiddetini sakladı Himegini,acı çektiğini göstermedi.Sustu,ta ki karısıyla sevişen adam 'oğlan' sanıp göz koyduğu Himnegimi'nin aslında bir 'kadın' olduğunu anlayıncaya dek.Seviştiler ve bütün sarayın 'erkek' bildiği Himegimi hamile kaldı.
Bu rada erkek kardeşi Wakagimi de onu 'kadın' bilen erkeklerin gözdesi olmuştu,ama 'erkek'liğini gizlemek uğruna aslında bir 'kadın' şehvetiyle arzuladığı erkeklerin ilgisine karşılık veremiyor,susuyor,,herkesin ortasında herkesten saklanıyordu.
Himegimi hamile kalınca saraydan kaçtı;onun yokluğunu hissettirmemek için,geceleri onun gibi giyinip,karısının koynuna girmek de erkek kardeşi Wakagimi'ye düştü.Çok geçmeden bütün sarayın 'kadın' sandığı Wakagimi bütün sarayın 'erkek' sandığı kızkardeşinin karısını hamile bıraktı.
Sonunda iki kardeşin ruhunu tutsak kılan büyü bozuldu..Wakagimi ile Himegimi birbirlerinin yerine geçip bedenleriyle barıştılar;biri İmparator'un karısı oldu,diğeri babasının yerine Sadaijinliğe yükseldi.İkisinin de birbirine ikiz kadar benzeyen çocukları doğdu.(...)"
Yasemin Çongar,Ex Lıbrıs,Taraf,23 ağustos
30 Ağustos 2010 Pazartesi
BERCESTE MISRALAR-NUMAN DÖNMEZ
Manalı Posta'nın hayranlarından,Sermuharririmizin sınıfdaşı,sahibi kalem şair Numan Dönmez blogumuzun muharrirleri arasına katılmıştır.Kendileri 'Köylü' mahlasıyla beğendiği bercesteleri sizlerle paylaşacaktır
Ne hacet intihab-ı ca-yı buse ru-yı dilberde
Derun-i Kabe'de tayin-i mihrap iktiza etmez
Mealen:Güzel bir hatunun yüzünün neresini öpeyim diye düşünmeye gerek yoktur /Tıpkı Kabe'nin içinde secdeye varmak için kıbleyi aramannın gerekmediği gibi
Ne hacet intihab-ı ca-yı buse ru-yı dilberde
Derun-i Kabe'de tayin-i mihrap iktiza etmez
Mealen:Güzel bir hatunun yüzünün neresini öpeyim diye düşünmeye gerek yoktur /Tıpkı Kabe'nin içinde secdeye varmak için kıbleyi aramannın gerekmediği gibi
24 Ağustos 2010 Salı
İMAGİNE-JOHN LENNON
Hayal et cennetin olmadığını
Denersen kolaydır
Cehennem yok altımızda
Üstümüzde ise
Sadece gökyüzü
Tüm insanların
Bugün için yaşadığını
Hayal et
Hayal et ülkelerin olmadığını
O kadar zor değil bu
Uğruna öldürecek ya da
Ölecek bir şey yok
Ve din de yok tabii
Tüm insanların
Barış içinde yaşadığını
Hayal et
Hayalci diyebilirsin bana
Oysa yalnız değilim ben
Umarım bir gün sen de
Katılırsın bize
Ve bir bütün olur dünya
Hayal et malın mülkün
Olmadığını
Merak ediyorum
Yapabilir misin
Ne açlık var ne aç gözlülük
İnsanların hepsi kardeş
Tüm insanların
Tüm dünyayı paylaştığını
Hayal et.
Hayalci diyebilirsin bana
Oysa yalnız değilim ben
Umarım bir gün sen de
Katılırsın bize
Ve bir bütün olur dünya
Denersen kolaydır
Cehennem yok altımızda
Üstümüzde ise
Sadece gökyüzü
Tüm insanların
Bugün için yaşadığını
Hayal et
Hayal et ülkelerin olmadığını
O kadar zor değil bu
Uğruna öldürecek ya da
Ölecek bir şey yok
Ve din de yok tabii
Tüm insanların
Barış içinde yaşadığını
Hayal et
Hayalci diyebilirsin bana
Oysa yalnız değilim ben
Umarım bir gün sen de
Katılırsın bize
Ve bir bütün olur dünya
Hayal et malın mülkün
Olmadığını
Merak ediyorum
Yapabilir misin
Ne açlık var ne aç gözlülük
İnsanların hepsi kardeş
Tüm insanların
Tüm dünyayı paylaştığını
Hayal et.
Hayalci diyebilirsin bana
Oysa yalnız değilim ben
Umarım bir gün sen de
Katılırsın bize
Ve bir bütün olur dünya
23 Ağustos 2010 Pazartesi
MARKAR ESEYAN’IN SÜNNETLİ ÇÜKÜ
(…)
“Efendim ben malumunuz bir Ermeni zimmiyim.Lakin hayat bu,ben çok küçükken,yani genlerimdeki ‘olağan türk düşmanlığı’ beni henüz ele geçirememişken,affedersiniz,benim çük hastalanmış.Cemil bey.İlerisi için planlanmış bir şey değil,yemin ederim.Hiçbir dahlim yoktu bu işte.Benim çük enfeksiyon kaptı,kabuk bağladı,dayanılmaz eziyetler yaşıyordum,hala hatırlarım.Çiş yapamaz hale geldim.Sonra dedilerki en iyi tedavi sünnet olmaktır..80 yaşında,sürekli 7.4 şiddetinde titreyen bir fenni amca buldular.Cemil bey.Adam geldi.Elinin doğru sarsıntısını tutturup,beni bu dertten kurtardı.Bereket malzeme boldu.
Şimdi Cemil Çiçek bey,hayat bu.olur da PKK’ya katılsam ve Allah belamı verip de devlet güçleri tarafından bir çatışmada telef edilse idim,benim çük,malum sünnetli.ama ben Ermeni.Devlet bu işin içinden nasıl çıkacaktı?”
23 ağustos,Taraf Gazetesi
“Efendim ben malumunuz bir Ermeni zimmiyim.Lakin hayat bu,ben çok küçükken,yani genlerimdeki ‘olağan türk düşmanlığı’ beni henüz ele geçirememişken,affedersiniz,benim çük hastalanmış.Cemil bey.İlerisi için planlanmış bir şey değil,yemin ederim.Hiçbir dahlim yoktu bu işte.Benim çük enfeksiyon kaptı,kabuk bağladı,dayanılmaz eziyetler yaşıyordum,hala hatırlarım.Çiş yapamaz hale geldim.Sonra dedilerki en iyi tedavi sünnet olmaktır..80 yaşında,sürekli 7.4 şiddetinde titreyen bir fenni amca buldular.Cemil bey.Adam geldi.Elinin doğru sarsıntısını tutturup,beni bu dertten kurtardı.Bereket malzeme boldu.
Şimdi Cemil Çiçek bey,hayat bu.olur da PKK’ya katılsam ve Allah belamı verip de devlet güçleri tarafından bir çatışmada telef edilse idim,benim çük,malum sünnetli.ama ben Ermeni.Devlet bu işin içinden nasıl çıkacaktı?”
23 ağustos,Taraf Gazetesi
21 Ağustos 2010 Cumartesi
Ne ağlıyorsun güzelim, sana bir şey dedik mi?
Gerdanından öptükse, gerdanını yedik mi?
Gerdanından öptükse, gerdanını yedik mi?
20 Ağustos 2010 Cuma
BAHRİ GÖNLÜM
Bahri gönlüm sana düştü lappadak
Öpsem seni manda göle sıçar gibi şappadak
Öpsem seni manda göle sıçar gibi şappadak
16 Ağustos 2010 Pazartesi
ŞİMDİ NEDENSE- HİLMİ YAVUZ
şimdi nedense her şeyde
ansızın dağılan kelebek tadı
biliyorsun,en bakımlı bahçe
sessizliktir
gülüşler oraya sürgün edildi
acıların kardeş olduğunu
kimse anlayamadı
sevdalarda olsun,ilkyaz ölümlerinde olsun
geçit vermeyen akarsu olmaz
gülün kendini işlemek için
çırağı ya da ustası yoktur
çocuklar! bağışlayın beni
sözlerimi boz üveyiklerin
hırçın tuzuna batırıp bakın
hüzünden daha kötü yolaçıcı olabilir mi?
şimdiye kadar olmadı
ama şimdi nedense her şeyde
ansızın dağılan kelebek tadı
ansızın dağılan kelebek tadı
biliyorsun,en bakımlı bahçe
sessizliktir
gülüşler oraya sürgün edildi
acıların kardeş olduğunu
kimse anlayamadı
sevdalarda olsun,ilkyaz ölümlerinde olsun
geçit vermeyen akarsu olmaz
gülün kendini işlemek için
çırağı ya da ustası yoktur
çocuklar! bağışlayın beni
sözlerimi boz üveyiklerin
hırçın tuzuna batırıp bakın
hüzünden daha kötü yolaçıcı olabilir mi?
şimdiye kadar olmadı
ama şimdi nedense her şeyde
ansızın dağılan kelebek tadı
8 Ağustos 2010 Pazar
PROTOKOL: ÖNDE GELEN GÖTLER DEMEKTİR
“(…)Protokole girdim diye sevinenlerin dikkatine: Protokol dilimize eski Latince ve Yunancadan geçme bir sözcük. Daha doğrusu ‘Proto’ ve ‘Kolos’ sözcüklerinin birleşmesinden türeme bir deyim. Lügat anlamıyla ‘Proto’ birinci demek.’Kolos ‘ ise götün çoğulu. Birleştirdiğimizde, deyimin tam karşılığı ‘Önde Gelen Götler’ olarak çıkıyor.Toplum içinde yükselip de protokole giren bazılarının zamanla ‘götünün kalkması’ bundandır.
(Baskın Oran’ın Radikal 2 deki yazısından ‘)
'Popo’ kelimeleri Sermuharrir tarafından Türkçeleştirildi.
(Baskın Oran’ın Radikal 2 deki yazısından ‘)
'Popo’ kelimeleri Sermuharrir tarafından Türkçeleştirildi.
7 Ağustos 2010 Cumartesi
ÇOCUKLAR ÖLEBİLİR YARIN - NAZIM HİKMET
Çocuklar ölebilir yarın,
hem de ne sıtmadan ne kuşpalazından
düşerek te değil kuyulara filân;
çocuklar ölebilir yarın,
çocuklar sakallı askerler gibi ölebilir yarın,
çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında,
ne bir santim kemik, ne bir damla kan,
çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında
arkalarında bir avuç kül bile değil
arkalarında gölgelerinden başka bir şey bırakmadan.
hem de ne sıtmadan ne kuşpalazından
düşerek te değil kuyulara filân;
çocuklar ölebilir yarın,
çocuklar sakallı askerler gibi ölebilir yarın,
çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında,
ne bir santim kemik, ne bir damla kan,
çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında
arkalarında bir avuç kül bile değil
arkalarında gölgelerinden başka bir şey bırakmadan.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)