20 Kasım 2018 Salı






“ BİRİ “ HAKKINDA
  Hasan Gürkan

B
en kalemimden çıkan bütün yazıları kendime yazdım. Bir yanım kopmaz karmaşık bağlarla geçmişime bağlı. Geçmişimi yıktılar, üzerinde tutunamıyorum. Öbür yanım geleceğim; yok.

Geçmişim on altı-on yedi yaşlarımda başlıyor.Daha öncesinin köklü bir reddiyesi olarak giriyor hayatıma.Bütün benliğimi saran büyük ve lekesiz bir adanış.Hayatımda bu adanışın dışında her şey tali ve ihmal edilebilir oluyor.Yeniden doğuyorum. 
Erkek biçimlenişim,taşralıklarım,zaaflarım,çirkinliklerim, -bütün zamanların en doğru ve  şaşmaz ideolojisi önünde – ufalıyor,küçülüyor,zavallılaşıyor,ama yok olmuyor.Kendi temellerimle,yapılanmamla çatışma “ biri” olmaktan kurtulma yerine uzlaşmayı,yok olmayanı yok saymayı  tercih ediyorum.Bu benim ilk büyük aldanışımdır.  

Artık  “bu tarafta ve bizim saf ta” yım. Ev,aile,çocuk,meslek gibi ‘dünyevi’ meşgaleler   başkalarının  işi.Hayatımın sonraki dönemine rengini veren  bu hercümerçte  iradem ne kadar rol oynuyor,ne kadar birey olabiliyorum? Yolun bütün doğrultuları sanki kendimin dışında oluşturulmuş. Şiiri, türküyü ve çiçekleri sevme yeteneğimi korumaya çalışıyorum.Öte yandan bir kavga adamı olarak beğeniliyor ve seviliyorum.O soluksuz koşturmaca da durup geriye bakacak zamanım ve cesaretim yoktu.Başka hiçbir yerde bulamayacağım dostluklar,öfkeler,aşklar,acılar, arkadaş ölümleriyle gelen kahırlar yaşadım,Dünyanın bütün haksızlıkları,çirkinlikleri gözüme sinek gibi görünüyordu. “Her mil-i bahride dostum ve düşmanım var” dı. 
Şimdi kopmak istediğim geçmiş,bu geçmiş değil.O dönemde yıllar süren, kendime dair bir yanılsamadan kurtulmak istiyorum.Kendi çapıma,derinliğime dair önce kendimde sonra yakın ve geniş çevremde var olan ,benim durmadan beslediğim zehabı yıkmalıyım:
  
Hasan yoldaş sen, hep vasatların biçimlendirdiği,hep güdülmüş,sürüden “biri” idin Üyesi olduğun cemaatte hiçbir zaman yalnız kalmayı,diğerleri tarafından reddedilmeyi,lanetlenmeyi tam olarak göze alamadın.Her çatışma,her ayrılık noktasında  zemzem kuyusuna işememenin ince yollarını aradın ve buldun. 

Sonra kabenizi yıktılar ,ayağının altındaki zemin kaydı.Hala karar verici soruyu adam gibi soramıyorsun,ellerin titriyor.Her defasında bahaneler  buluyorsun.Ya “biri” olduğunu kabul et,yahut “biri” gibi yaşama! Soruyu süründürmek neyi değiştirir. Sünepelik. Geleceği manasız bitmez tükenmez tekrarlarla yaşamaya boyun eğme  hali. İğretilik bir yanı geçmiş olan “biri” nin, öbür yanının adı.Çürüme.Uzun yavaş yavaş,uyuşuk bir ölüm.  

Şimdi var gücünle kollarına atıldığın bir sevdaya tutunmaya çalışıyorsun. Gözlerin hakikatin ve ışığın kaçağıdır.Neden “büyü bozulduğunda…” diye başlayan cümleleri tamamlayacak cesaretin yok? Eylemin bizatihi kendisi sade,sessiz ve vakur. 
1993 kış Beşiktaş