Üç yaşında bebeler,Beş,sekiz onbeş yaşlarında çocuklar,gençler.Kirli savaşın kurbanı kürtler:
NİHAT CELASUN (12) Nisan 1992 Lice. Fırından ekmek almaya giderken özel tim tarafından nişan alınarak öldürüldü.
GÜLCAN ÇAĞDAVUL(8), SELVİ ÇAĞDAVUL(14), ZEYNEP ÇAĞDAVUL(19), ZARİFE BOYLU(15), ERDAL BUĞAN(17), NECLA GEÇENER(14), YETER KERENCİLER(13) 14 Ağustos 1993 Kars- Digor. Gıda ambargosu, göz altıları ve ev baskınlarını protesto etmek için düzenlenen sessiz protesto yürüyüşü sırasında özel timcilerin konumlandıkları tepeden kitlenin üzerine ateş açılması suretiyle öldürüldüler. ‘Digor'u bir açık yara haline getiren olay 1993 yılında 17 kişinin ölümü, 63 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan gösteridir. Anılmaz. Büyük basın tarafından yok sayılır.’ (Y. Türker)
ABİDE EKİN (3) 20 Şubat 1993 Şırnak- Güçlükonak- Bane Köyü. Korucu olmayı reddeden bir köy. Sabaha karşı 500 kadar asker ve ağır silahlarla baskın yapılmış, bütün evlere ateş etmişler.
‘Bir tane çocuk Adile Ekin isminde beş yaşındaydı galiba. Öldü. Birisi demiş, yanlış değilsem bir asker demiş. bir ateş sesi geliyor bize,bir bomba attım bu eve,ateşi susturdum demiş. Halbuki orada evin erkeği yoktu yani. Yetim çocukları ve bir hanım vardı. Başka bir büyükleri yoktu. Yani ateş edecek birisi yoktu onlarda. Hepsi ufak çocuklardı. Bir kızı işte bomba parçalarıyla yaralanmış. Bağırsakları dışarı çıkmış. O şekilde öldü o kız zaten. Beş yaşındaydı.’ (Göç-Der'in ‘Göç Hikayeleri’ kitabından)
HANİFİ YILDIZ (14)) 25 Şubat 1994 Batman- Sason. Köyüne yapılan operasyon sırasında vücuduna havan topu parçaları isabet ederek hayatını kaybetmiş.
ABBAS SEYREK(16), İZZET GAYSAK(12), YAHYA AKMAN(14) 1994 Cizre. Cizre'de gözaltına alınıp, kırsal kesime götürülerek işkence altında öldürüldü.(Cemal Temizöz'ün ekibinin ölüm icraatlarından)
HANEFİ YILDIZ, HÜSEYİN TEKİN, SOHBET ÖNGÜN 24 Şubat 1994 Sason. Sason ilçesine bağlı Tanze köyü yakınındaki bir karakoldan top ateşi açılması sonucu öldürüldüler.
GÜLLÜZAR IŞIK(3), ELİF IŞIK(18) 24 Eylül 1994 Dersim. Gökcek köyü ve Mızrık mezraına yapılan askeri operasyon sırasında öldürüldüler.
MİRZA YILDIRIM(3), MEHMET YILDIRIM(15), ABDÜLKERİM YILDIRIM (2), İRFAN YILDIRIM(6), XUNAFYILDIRIM(3), ÇİÇEK BENZER(5), ALİ BENZER(7), AYŞE BENZER(7), ÖMER BENZER(8), ABDURRAHMANBENZER(4), HACI ALTAN(15), KEREM ALTAN(5) 24 Mart 1994 Şırnak. Şırnak merkeze bağlı Kuşkonar Köyü bombalandığında öldüler.
DİLXAZ GERME(1) 26 MART 1994. Şırnak- Kuşkonar Köyü. Köyü bombalandığında evine de isabet eden bombalar sonucu parçalanarak yaşamını kaybetti.
HURİ BENGİ(3), FATMA BENGİ(6), LİLUZ BENGİ(3), ASİYE ERDİN (1), HAZAL KIRAÇ (1), BAHAT KIRAÇ, BEBEK BEDİR. Şırnak’ın Koçağıllı köyünde 24 Mart 1994 tarihinde askeri uçakların gerçekleştirdiği bombardımanda öldüler. Bombardımanda beşikteki bebekler, çocuklar ve hamile kadınların aralarında bulunduğu 15 kişi yaşamını yitirdi.
FİKRET DERELİ(11) 7-7 1998 Muş. Bir çoban çocuk. Hayvanlarını otlatırken bölgede operasyona çıkan askerlerin rastgele çevreyi taramaları üzerine yaşamını yitirdi.
(Seviç Altan aktardı)
29 Nisan 2011 Cuma
MİLLİYETÇİ HERZELER
Kadri Yaman, 1938 yılında Kültür Bakanlığı Milli Seferberlik direktörü.Murat Belge o adam herifinin “Yurt Müdafaasında Türk Gençliği” adlı kitabından ibretlik alıntılar veriyor.(Taraf Gazetesi,29 Nisan)
“Savaş Bir Zarurettir
…ve hatta savaşın birçok bakımdan faydalı olduğu düşüncelerine göre de,ebedi bir barışaramak ve beklemek bir hayal ve boş bir dilek olmuştur.”
“Yabancı Düşmanlığı
(Bölüm CHP’nin o zamanki programından bir alıntıyla başlıyor) ‘Eğitim,her türlü hurafe,yad ve yabancı fikirlerden uzak,üstün,ulusal ve yurtçu olmalıdır.Zehirli ve yabancı telkinler;gizli ve çeşitli yollardan gelerek Atatürk rejimine aykırı bir cereyan uyandırmak ve Türkün yüksek ülkü etrafındaki milli birliğini bozmak isteyebilir.”
“Yabancı Fikirleri aşılamak
Edebiyata karşı yakın ilgi gösteren Türk gençliği,her şeyden evvel okuduğu eserin sahibini göz önünde bulundurmalı ve onun kim olduğunu öğrenmeğe çalışmalı.Bu şahsın milliyetini,karakterini yurda ve Atatürk rejimine karşı bağlılık cephesini (…) araştırmalı…Hele kaynakları meçhul yabancı eserleri aynı düşünce içinde incelemelidir.”
Ve Türkçülüğün Babası Ziya Gökalp
“Dostoyevski Ruslar için fakat bir kısım Ruslar için sevilebilir;hürmet olunabilir;fakat biz Türkler için nefrete yakın bir hisle düşünülmelidir;çünkü dehşetli bir Slavcı,bir Türk düşmanıdır”
“Savaş Bir Zarurettir
…ve hatta savaşın birçok bakımdan faydalı olduğu düşüncelerine göre de,ebedi bir barışaramak ve beklemek bir hayal ve boş bir dilek olmuştur.”
“Yabancı Düşmanlığı
(Bölüm CHP’nin o zamanki programından bir alıntıyla başlıyor) ‘Eğitim,her türlü hurafe,yad ve yabancı fikirlerden uzak,üstün,ulusal ve yurtçu olmalıdır.Zehirli ve yabancı telkinler;gizli ve çeşitli yollardan gelerek Atatürk rejimine aykırı bir cereyan uyandırmak ve Türkün yüksek ülkü etrafındaki milli birliğini bozmak isteyebilir.”
“Yabancı Fikirleri aşılamak
Edebiyata karşı yakın ilgi gösteren Türk gençliği,her şeyden evvel okuduğu eserin sahibini göz önünde bulundurmalı ve onun kim olduğunu öğrenmeğe çalışmalı.Bu şahsın milliyetini,karakterini yurda ve Atatürk rejimine karşı bağlılık cephesini (…) araştırmalı…Hele kaynakları meçhul yabancı eserleri aynı düşünce içinde incelemelidir.”
Ve Türkçülüğün Babası Ziya Gökalp
“Dostoyevski Ruslar için fakat bir kısım Ruslar için sevilebilir;hürmet olunabilir;fakat biz Türkler için nefrete yakın bir hisle düşünülmelidir;çünkü dehşetli bir Slavcı,bir Türk düşmanıdır”
21 Nisan 2011 Perşembe
24 NİSAN ERMENİ SOYKIRIMI
24 Nisan Ermeni Soykırımının 96. yıldönümüdür. İttihat Terakki iktidarı 24 Nisan 1915’de Anadoluyu Türkleştirme projelerinin bir parçası olarak kadim Ermeni halkını asırlardır yaşadığı bu topraklardan zorla koparmış, yüz binlercesini değişik yollarla katlederek , bu halka jenosit uygulamıştır.
Cumhuriyet’in Resmi İdeolojisi, Kürt meselesinde, azınlıklara uygulanan ayrımcı ırkçı politikalarda olduğu gibi Ermeni meselesinde ırkçı inkarını ısrarla sürdürmektedir.
Manalı Posta, soykırımın Devletçe tanınmasını, Ermeni milletinden resmi olarak özür dilenmesini talep etmekte Ermeni kardeşlerimizin Büyük Felaket acılarını samimiyetle paylaşmaktadır
Cumhuriyet’in Resmi İdeolojisi, Kürt meselesinde, azınlıklara uygulanan ayrımcı ırkçı politikalarda olduğu gibi Ermeni meselesinde ırkçı inkarını ısrarla sürdürmektedir.
Manalı Posta, soykırımın Devletçe tanınmasını, Ermeni milletinden resmi olarak özür dilenmesini talep etmekte Ermeni kardeşlerimizin Büyük Felaket acılarını samimiyetle paylaşmaktadır
“BİR İNSAN ÖLDÜRDÜM AMA KATİL DEĞİLİM”-Soromon Tehleryan
Soromon Tehleryan, 15 Mart 1921 günü Ermeni Soykırımı'nda Ailesini yok eden İttihat-ı Terakki zihniyetinin yöneticilerinden Talat Paşa'yı Berlin'de öldüren kişidir.
Tehleryan, yargılandığı davada yaşadıklarını şöyle anlatır: "Yağma sırasında kafilenin ön tarafından ateş açıldı. Sonra bir jandarma kızkardeşimi sürükleyip götürürken, annem: 'Gözlerim kör olsaydı da görmez olaydım' diye çığlık çığlığa kaldı. O günü hatırlamak istemiyorum. O günün hatırlatılmasını istemiyorum. O günü uzun uzun anlatacağıma, ölmeyi tercih ederim. Olayı tekrar tekrar yaşadığım için her şeyi anlatamam. Her şeyi sürüklediler. Beni de dövdüler. Kardeşimin kafasının baltayla nasıl yarıldığını gördüm ben. Kızkardeşim kaçırıldı ve tecavüz edildi. Geri gelmedi. Annem öldürüldü. Babamı görmedim. Kafilenin ön taraflarındaydı. Ön tarafa da saldırmışlardı. Başıma aldığım bir darbe sonucunda düştüm. Ne kadar baygın kaldım bilmiyorum. Belki iki gün...
Kendime geldiğim zaman ortalık ceset doluydu. Bütün kafile yok edilmişti. Uzayıp giden ceset yığınları gördüm. Nerede olduğumu hatırlayamadım. Sonra gerçeği, cesetleri gördüm. Yüzüstü yatan annemin cesediyle üzerimde ölen kardeşimin cesedini gördüm. Daha fazlasını bilmiyorum.
Olaydan sonra iki ay kadar Dersim'de Kürtlerle beraber yaşadım. Orada rastladığım iki kişiden Harput'ta da katliamın yapıldığını öğrendim. Sonra üçümüz dağlardaki köylere doğru kaçtık."
Soromon Tehleryan'ın ifadesi, böyle devam ediyor. İfadenin bir yerinde mahkeme başkanı Tehleryan'a 'Kendini suçlu hissediyor musun?' diye soruyor. Tehleryan'ın cevabı bence filmlere, romanlara sığmayacak kadar çarpıcı. Şöyle diyor Soromon Tehleryan; 'Vicdanım rahat, kendimi suçlu hissetmiyorum.' Ve devam ediyor" bir insan öldürdüm ama katil değilim."
Alexis Zorbas
Tehleryan, yargılandığı davada yaşadıklarını şöyle anlatır: "Yağma sırasında kafilenin ön tarafından ateş açıldı. Sonra bir jandarma kızkardeşimi sürükleyip götürürken, annem: 'Gözlerim kör olsaydı da görmez olaydım' diye çığlık çığlığa kaldı. O günü hatırlamak istemiyorum. O günün hatırlatılmasını istemiyorum. O günü uzun uzun anlatacağıma, ölmeyi tercih ederim. Olayı tekrar tekrar yaşadığım için her şeyi anlatamam. Her şeyi sürüklediler. Beni de dövdüler. Kardeşimin kafasının baltayla nasıl yarıldığını gördüm ben. Kızkardeşim kaçırıldı ve tecavüz edildi. Geri gelmedi. Annem öldürüldü. Babamı görmedim. Kafilenin ön taraflarındaydı. Ön tarafa da saldırmışlardı. Başıma aldığım bir darbe sonucunda düştüm. Ne kadar baygın kaldım bilmiyorum. Belki iki gün...
Kendime geldiğim zaman ortalık ceset doluydu. Bütün kafile yok edilmişti. Uzayıp giden ceset yığınları gördüm. Nerede olduğumu hatırlayamadım. Sonra gerçeği, cesetleri gördüm. Yüzüstü yatan annemin cesediyle üzerimde ölen kardeşimin cesedini gördüm. Daha fazlasını bilmiyorum.
Olaydan sonra iki ay kadar Dersim'de Kürtlerle beraber yaşadım. Orada rastladığım iki kişiden Harput'ta da katliamın yapıldığını öğrendim. Sonra üçümüz dağlardaki köylere doğru kaçtık."
Soromon Tehleryan'ın ifadesi, böyle devam ediyor. İfadenin bir yerinde mahkeme başkanı Tehleryan'a 'Kendini suçlu hissediyor musun?' diye soruyor. Tehleryan'ın cevabı bence filmlere, romanlara sığmayacak kadar çarpıcı. Şöyle diyor Soromon Tehleryan; 'Vicdanım rahat, kendimi suçlu hissetmiyorum.' Ve devam ediyor" bir insan öldürdüm ama katil değilim."
Alexis Zorbas
13 Nisan 2011 Çarşamba
HASANCI DÜŞÜNCE DERNEĞİ (HDD) HIZLA BÜYÜYOR
Manalı Posta okurlarının örgütlediği HDD bütün yurtta çığ gibi büyüyor. Edirne’den Kars’a, Rize’ye kadar her yerde örgütlenen okurlar, bizden Sermuharririmizin Portresini ,veciz sözlerinin yazıldığı levhaları talep etmektedirler.Pek çok HDD şubesinin sermuharririn büstünü yaptırıp şube girişine koyduğunu haber alıyoruz.Ziyaret ettiğimiz şubelerde halk “Türkiye Hasan’la gurur duyuyor’” diye yeri göğü inletmektedir.
SERMUHARRİRİMİZİN BEYANATI
Kendisinden görüşme talep eden, kendisinin portresi yahut büstü ile her yeri donatan HDD üyelerine Sermuharririmizin beyanatı şöyledir:
”Muhterem cemiyet, beni görmek demek behemehal yüzümü görmek demek değildir. Beni insani bütün vasıflarımdan,zaaflarımdan arındırarak putlaştırın,ölümsüzleştirin.Ettiğim etmediğim manalı sözleri ihtiyaç duyduğunuz her yere asın.Adıma marşlar besteletin.Ben sizi inancınızla,kılık kıyafetinizle,hayat tarzınızla modernleştirmesini bilirim.
SERMUHARRİRİMİZİN BEYANATI
Kendisinden görüşme talep eden, kendisinin portresi yahut büstü ile her yeri donatan HDD üyelerine Sermuharririmizin beyanatı şöyledir:
”Muhterem cemiyet, beni görmek demek behemehal yüzümü görmek demek değildir. Beni insani bütün vasıflarımdan,zaaflarımdan arındırarak putlaştırın,ölümsüzleştirin.Ettiğim etmediğim manalı sözleri ihtiyaç duyduğunuz her yere asın.Adıma marşlar besteletin.Ben sizi inancınızla,kılık kıyafetinizle,hayat tarzınızla modernleştirmesini bilirim.
1 Nisan 2011 Cuma
İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE - DİYARBAKIR
Hattat Hamit Aytaç İlk Öğretim Okulu 1/F sınıfında kayıtlı kızım Delal DEMİRTAŞ’a anadilde eğitim hakkı tanınmazken, her gün andımız adı altında ırkçı söylemler içeren bir metnin okutulmasını kabul etmiyor, çocuklara yönelik bu şekilde bir uygulamayı insan hakkı ihlali olarak görüyorum.
Bugünden itibaren kızım Delal DEMİRTAŞ’ı bu etkinlikten fiili olarak uzak tutacağımı belirtiyor, andımız faaliyetinin resmi olarak da kaldırılmasını ve kızımın resmi olarak bu uygulamadan muaf tutulmasını talep ediyorum.
31.O3.2011
Selahattin DEMİRTAŞ
Velisi
Bugünden itibaren kızım Delal DEMİRTAŞ’ı bu etkinlikten fiili olarak uzak tutacağımı belirtiyor, andımız faaliyetinin resmi olarak da kaldırılmasını ve kızımın resmi olarak bu uygulamadan muaf tutulmasını talep ediyorum.
31.O3.2011
Selahattin DEMİRTAŞ
Velisi
IRKÇI "ANDIMIZ" KALDIRILSIN"
MANALI POSTA’DAN
SELAHATTİN DEMİRTAŞ’IN TALEBİNE DESTEK,
DEMOKRATLIĞIN MİHENK TAŞI:
ÇOCUKLARA HER SABAH SÖYLETTİRİLEN
IRKÇI ANDIMIZ KALDIRILSIN!
SELAHATTİN DEMİRTAŞ’IN TALEBİNE DESTEK,
DEMOKRATLIĞIN MİHENK TAŞI:
ÇOCUKLARA HER SABAH SÖYLETTİRİLEN
IRKÇI ANDIMIZ KALDIRILSIN!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)