EŞBER
YAĞMURDERELİ
GÖZLERİ
GÖRMEYEN TERÖR ÖRGÜTÜ LİDERİ
Mehmet Altan

'Basın
tarihi etrafında ifade özgürlüğü nedeniyle sürekli
rastlaştığım Eşber Yağmurdereli’nin yaşamının kısa özeti
buydu galiba... Ödüller ve hapislerle dolu bir hayat…'
Basın
tarihi aynı zamanda bir zulüm tarihidir.
1990’lı
yılları araştırırken konunun hukuksal boyutundan bildiğim bir
isme sürekli rastlar olunca, yaşamının çok büyük bir kısmı
hapishanede geçen o ismi büyüteç altına aldım:
Eşber
Yağmurdereli. Adım
adım gidelim.
Ansiklopedilerde
“Türk yazar, senarist, şair, öykü yazarı, aktivist” olarak
tanımlanan "Eşber Yağmurdereli 1945 yılında Erzurum -
Tortum'da dünyaya geldi.
1955
yılında bir havuz kazasında görme yetisini yitirdi.
1958
yılında lise öğrencisiyken körler okuluna gitti.
Öğrenim
görürken arkadaşlarıyla Aydınlığa Doğru adında bir dergi
çıkardı
1963'te
üniversite seçme sınavlarını üçüncülükle kazanarak Ankara
Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi.
1972'de
Samsun'da avukatlığa başladı. Arkadaşlarıyla Yeni Eylem adında
bir dergi çıkardı.
13
Mart 1978'de, 35 yaşındayken THKP-C'nin Acilciler grubu kurucusu ve
lideri olduğu iddiasıyla tutuklandı. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK)
"Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirme" fiilini
düzenleyen 146. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Samsun Ağır Ceza
Mahkemesi'nce müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Vikipedi’de
“Acilciler’’ maddesine baktım…
“1975
yılında Engin Erkiner tarafından kaleme alınan ‘Türkiye
Devriminin Acil Sorunları’ isimli broşür, örgütün çevresinde
toplandığı görüş hâline geldi ve ‘Acilciler’ olarak
anılmaya başlandı” yazıyordu ve ekliyordu:
“Broşürün
kaleme alındığı aynı yıl, 1975’te grubun önemli üyeleri
Malatya Beylerderesi’nde öldürülmüştür.”
Üç
yıl sonra, 13 Mart 1978'de Eşber Yağmurdereli'nin "Acilciler
grubu kurucusu ve lideri olduğu” iddiasıyla tutuklanıp mahkûm
edildiği yazılı…
Ancak
bir başka yerde bir kuyumcu soygununa karıştığı iddiasıyla 2.
Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanarak 1985 yılında ömür boyu
hapis cezasına mahkûm olduğuna rastladım.
Görmüyor
ama kuyumcu soygununa karışıyor…
Hapiste
sekizinci yılında… 41 yaşındayken… 1986 yılında bir
yarışmada “Pek Firaklı Bir Dağ Masalı” adlı öyküsüyle
ilk yazarlık ödülünü kazandı.
Çok
uzun sürecek hapishane günlerinde kazanacağı birçok ödülün
ilkiydi bu.
Gene
cezaevi günlerinde yazdığı "Akrep" oyunu Ankara Sanat
Tiyatrosu'nda sahneledi.
Akrep,
Yağmurdereli'ye iki de ödül getirdi:
1998'de
Sanat Kurumu, “bütün zamanların en iyi yazılmış oyunlarından”
olduğunu açıkladı.
1999'da
“İsmet Kuntay En İyi Oyun Yazarı” ödülünü aldı.
Akrep,
Altan Erkekli ve Fikret Kuşkan tarafından bir albüm olarak da
yayınlandı.
13.5
yıl sonra 1 Ağustos 1991'de “şartlı tahliye” yasasıyla
cezaevinden çıktı. Yağmurdereli,
8 Eylül 1991'de İnsan Hakları Derneği (İHD) mitingindeki
konuşması nedeniyle 10 ay hapis cezasına mahkûm oldu.
Karar
Yargıtay'da onanınca, daha önce “şartlı tahliye” edildiği
için 10 aylık hapis cezası daha önceki cezasının geri kalanıyla
birleştirildi ve 1997 yılında 22,5 yıl hapis için tekrar
cezaevine konuldu.
Tutuklanması
yurt içinde ve dışında tepkilere neden olan Yağmurdereli’nin
cezası, 9 Kasım 1997 tarihinde “sağlık durumu” gerekçe
gösterilerek bir yıl süreyle ertelendi.
Erteleme
kararı “koroner kalp hastalığı, kronik bronşit hastalığı ve
tam körlük nedeniyle vücudun iş görme gücünü yüzde 100
oranında kaybetmesi” gerekçesiyle alındı.
Eşber
Yağmurdereli, serbest bırakıldıktan sonra, özel affı kabul
etmeyeceğini vurguladı ve sağlık raporu almayı reddetti.
Bunun
üzerine erteleme kararı Çankırı Cumhuriyet Savcılığı
tarafından kaldırıldı ve Yağmurdereli 1 Haziran 1998 tarihinde
yeniden cezaevine girdi.
TBMM
Genel Kurulu, 28 Ağustos 1999 günü basın yoluyla suç işledikleri
gerekçesiyle cezaevinde bulunan ya da haklarında dava açılan
gazetecilerin affedilmesine ilişkin 4454 Sayılı Basın ve Yayın
Yoluyla işlenen Suçlara ilişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesine
Dair Yasayı kabul etti.
Yasa
3 Eylül tarihli Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe
girdi.
Gazetecilerin
yasadan yararlanabilmesi için 3 yıl boyunca yeniden basın yoluyla
bir suç işlememesi koşulu getirilirken, suçun tekrarı hâlinde
ertelenen cezanın da yeniden devreye girmesi hükme bağlandı.
Yasaya
göre “örgüt üyeliği” suçuyla cezaevinde bulunanların
dışındaki gazetecilerin cezaları ertelendi.
Cezaevinde
bulunanların da serbest bırakılmasını sağlayan bu madde ile
soruşturmalar durduruldu.
Adalet
Bakanı Hikmet Sami Türk, TBMM Genel Kurul'da yaptığı konuşmada,
gazetecilerin sadece basın yayın yoluyla işledikleri suçların
affedileceğini belirterek, “Türkiye'nin dünya kamuoyunda,
cezaevlerinde gazeteciler, bilim adamları, düşünürler bulunan
bir ülke olarak kınanmasına da gerek kalmayacak” dedi.
Davaları
devam edenlerle birlikte 50 kişinin bu yasadan yararlanacağını
belirten Türk, cezaevinde bulunan gazetecilerden 26'sının örgüt
üyesi, birinin tecavüz, birinin de Toplantı ve Gösteri
Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet suçundan ceza aldığını,
bunların aftan yararlanamayacağını, bu suçların dışında
kalan TCY’nin 312. maddesi gibi maddelerden hüküm giyen
gazetecilerin de affedileceğini bildirdi.
“Basın
yoluyla suç işleyenlerin” serbest bırakılmasını sağlayan
yasanın, aynı “suçu” “sözlü” olarak işleyenleri
kapsamaması nedeniyle aralarında İHD eski Genel Başkanı Akın
Birdal ve Avukat Eşber Yağmurdereli’nin da bulunduğu çok sayıda
“düşünce suçlusu” serbest bırakılmadı.
Akın Birdal
Eşber
Yağmurdereli, cezaevine girmesine neden olan konuşmasını bir
mitingde yapmak yerine radyo veya televizyonda yapmış olsaydı
basın affından yararlanabilecekti bu yasaya göre.
Kamuoyunda
oluşan büyük tepki sonucunda, 9 Kasım 1997'de, ceza infazı 1 yıl
süreyle ertelenerek serbest bırakıldı.
“Barış
için 1 Milyon imza kampanyası”nın sözcülüğünü yaptı.
Karar,
16 Aralık'ta geri çekilince, sanatçı 1 Haziran 1998'de yeniden
tutuklandı ve 18 Ocak 2001'de serbest bırakıldı.
Fransa'nın
Bordeaux kentindeki İnsan Hakları Enstitüsü le Avrupalı
Avukatlar Derneği'nin verdiği Ludovic Trarieux ödülü 2000'de
Yağmurdereli'nin oldu. Aynı ödülü 1985'te Nelson Mandela almıştı…
Pek
çok ödül sahibi Yağmurdereli, 8 Temmuz 2001 Görme Engelliler
Satranç Turnuvası'nda da beşinciliği kazandı.
Bir
broşürle, bir konuşma koca bir yaşamın hapislerde geçmesine
neden oldu…
Bir
öykü, bir piyes ödüller getirdi…
Hapishanelerde
bitmek bilmeyen çilesi Mandela’nın aldığı ödülü almasına
neden oldu…
Satranç
tutkusu şampiyonlukta derece kazandırdı.
Basın
tarihi etrafında ifade özgürlüğü nedeniyle sürekli
rastlaştığım Eşber Yağmurdereli’nin yaşamının kısa özeti
buydu galiba…
Ödüller
ve hapislerle dolu bir hayat… Türkiye’deki bir yazarın hayatı.