DİNLE KÜÇÜK ADAM’DAN ALINTILAR
Wilhelm Reich
Wilhelm Reich‘ın Dinle
Küçük Adam‘ı 1946 yılında kaleme alındı. Türkiye‘de çeşitli yayınevleri, bu
eseri yayınladılar. Ben Cem Yayınları tarafından kitaplaştırılmış Yüksel
Pazarkaya‘nın çevirisinden bir seçki hazırladım. Arkadaşlarımın ilgisine ard
arda sunmak istiyorum. İlginç bulunacağından kuşku duymuyorum.
M.Tekin Üstün tekin.ustun@me.com
|
1-
....Anlamadığım şey, bataklıktan çıkmak için, bunca
çile çektikten sonra,niçin hep daha berbat bir bataklığın içine gömüldüğün.
(...)neyin seni köleleştirdiğini buldum: Sensin, kendi kendinin köle tüccarı!
Gerçek o ki, senden başka kimse, senin köleliğinden sorumlu değil Küçük Adam.
2-
...Ne denli az kavrarsan, o denli çok saygı
göstermeğe hazırsın.Hitler‘i Nietzsche‘den; Napoleon‘u Pestalozzi‘den iyi
biliyorsun. Bir kral, senin için Freud‘dan daha önemli.
3-
...KÜÇÜK BÜYÜKLER...yüksek makamlara
yerleşirler...sen olduğun yerde kalırsın, çirkefte!...çaputlar içinde...Ama HALK
KÜLTÜR SARAYI‘yla gurur duyarsın. Kendinin hükümet ettiği biçimindeki
illüzyon sana yeter KÜÇÜK ADAM.
4-
...Evet, sana, açıktan, SENİN VE YAŞAMININ,
ÇOCUKLARININ VE AİLENİN KIYMET-İ HARBİYESİ YOK diyorlar. Senin ahmak ve
bağımlı olduğunu, seninle istediklerini yapabileceklerini söylüyorlar. Sana
KİŞİSEL ÖZGÜRLÜĞÜ değil; MİLLÎ ÖZGÜRLÜĞÜ vaat ediyorlar. Sana İNSANIN ÖZ
SAYGINLIĞI‘nı değil; DEVLETİN SAYGINLIĞI‘nı vaat ediyorlar; KİŞİSEL
BÜYÜKLÜĞÜ‘nü değil; MİLLÎ BÜYÜKLÜĞÜ. “KİŞİSEL ÖZGÜRLÜK“ ve “BÜYÜKLÜK“ senin
için yabancı...oysa “MİLLÎ BÜYÜKLÜK“
ve “DEVLETİN ÇIKARLARI“, kemik köpeğin ağzını nasıl sulandırıyorsa, senin
iştahını arttırdığı için, onları alkışlıyorsun....Sen kendi kendini
aşağıladığın için KÜÇÜK ADAM, onlar da seni aşağılıyorlar. Seni sevmiyorlar....en
berbat zaaflarını biliyorlar senin. Seni bir sembole kurban ettiler. Sen de
onları, kendi sırtında, iktidara taşıyorsun...Sana açıkça söylediler: Sen,
sorumluluğu olmayan, aşağılık bir insansın ve öyle kalmalısın KÜÇÜK İNSAN.
Sen de onlara “YENİ KURTARICI“ diyorsun ve hurrayla alkışlıyorsun:
Yayaya-şaşaşa-yayaya-şaşaşa!!
5-
...Bu yüzden SENDEN KORKUYORUM, KÜÇÜK ADAM, baş
edemediğim bir korku bu. Dünyanın, insanların bundan sonraki yazgısı sana
bağlı.
Senden korkuyorum, çünkü sen, kendinden kaçtığın gibi,
hiçbir şeyden kaçmıyorsun. Sen hastasın KÜÇÜK ADAM. Bu senin suçun değil; ama
hastalığından kurtulmak, kendi elinde. Baskıyı sineye çekmeseydin, hatta
çoğunlukla desteklemeseydin, baskıcı zalimlerini çoktan silkip atmış
olurdun...KENDİNE BİR DAMLACIK SAYGIN OLSAYDI, dünyanın hiçbir polisi sana
baskı yapacak güce sahip olamazdı. Hayatın, sensiz bir saat bile devam
edemeyeceğini bilseydin...Kurtarıcın, sana, SENİN, EVET YALNIZCA SENİN, KENDİ
HAYATINDAN (vatanın şanından değil) SORUMLU OLDUĞUNU söylemedi.
6-
...Seni, dışarıdan, kaba gücün değil, kendi ağır ruh
hastalığının ezdiğini gördüm. Seni ezenler, (şimdiki zamanda) senin
saflarından geliyorlar. KÜÇÜK ADAM, onlar, senden de küçük adamlar.
7-
...Gerçekten, doğrusu, BÜYÜK ADAM‘ı görmeye gözün ve
duyun yok senin. Onun özü, acısı, özlemi, öfkesi, senin için savaşı sana
uzak, yabancı. Seni ezmek ve sömürmek ellerinden gelmeyen bu adamların ve
kadınların da bulunduğunu kavramıyorsun. Senin özgür olmanı, gerçekten ve
dosdoğru özgür olmanı isteyen adamlar ve kadınlar...Onlardan, onların hayata
yakınlığından ve hayat sevgisinden korkuyorsun. Ama...senin, binyıllardan
beri çektiğin gibi, acı çekmeni görmek istemiyor. Binlerce yıldan beri
konuştuğun gibi, senin ahmakça konuştuğunu işitmek istemiyor. Hayatı sevdiği
için, acı ve zillet olmadan yaşamak istediği için, seni, bir iş hayvanı
olarak görmek istemiyor.
8-
...Ama, BÜYÜK İNSAN‘ın özelliğindendir kin gütmemek,
senin niçin böyle bayağı davrandığını anlamaya çalışmak. Bu da senin için
yabancı. Ama inan bana, o an ne yaptığını bilmesen de, BÜYÜK İNSAN yaptığın
kötülüklerin vicdan azabını, senin yerine çeker. Kavramak istiyor, hangi
içgüdüler seni dürtüyor arkadaşını aldatmaya, iyi yürekliyle alay edip, onu
sömürmeye, kamçı karşısında iki büklüm olmaya, düşene bir tekme de sen
vurmaya, doğrunun söyleneceği yerde yalan söylemeye, yalanı değil de doğruyu
kovuşturmaya...
9-
...Hayatta mutluluk DİLENİYORSUN. Ama GÜVENCE SENİN
İÇİN DAHA ÖNEMLİ, bunun bedeli, hayatın boyunca baş eğmek olsa bile. Mutluluk
kotarmayı, mutluluğun tadını çıkarmayı, hiç öğrenmediğin için, başı dik
olmanın kıymetini de bilmiyorsun.
10-
...insanların eşitliğini “devletin büyüklüğü“ ile;
büyük hedefler için kurban vermeye hazır olmayı, körü körüne, ahmakça “parti
disiplini“ ile; milyonların uyanışını top arabalarının geçit resmiyle;
yoksulluğu yok etmeyi, yoksulların, zayıfların ve çaresizlerin kökünün
kazınmasıyla; bebek bakımını“milliyetçi yetiştirmekle“; doğum kontrolünü on
çocuklu annelere madalya vermekle karıştırdın.
11-
...Hiçbir zaman KÜÇÜK ADAM, MUTLULUĞU DOLU DOLU,
ÖZGÜRLÜK İÇİNDE TATMADIN. BU YÜZDEN MUTLULUĞU TIKINIYORSUN. MUTLULUĞUN
GÜVENCESİNDEN SORUMLULUK DUYMAKSIZIN. Mutluluğu bulmayı, onun üzerinde
titremeyi, ona bahçıvanın çiçeklerine, rençperin buğdayına baktığı gibi
bakmayı öğrenmedin?
12-
...yalnızca kaşıklamayı ve yalnızca almayı bilirsin.
Yaratmayı ve vermeyi bilmezsin...Durmadan parayla dolmak, şişinceye dek
zıkkımlanmak istersin. Çünkü kendini boş, tamamen aç ve mutsuz
hissediyorsun.Bilgili ve öğrenmeye hırslı değilsin. Hakikatten kaçıyorsun
KÜÇÜK ADAM. Sen, yalnız bir tüketen olmak istersin.
13-
...Milyonlarca insanı katlettikten sonra,
Hitlercileri asıyorsun. Bu milyonlar öldürülmeden önce neredeydin ve ne
düşünüyordun? Doğru düşünmek için sana düzinelerce ceset yetmiyor mu?
Milyonlarca cesetle yüz yüze gelince mi insanlığın uyanıyor?
14-
...Doğayı düzeltmeyi denemeden önce, onu ANLAMAYI VE
KORUMAYI öğren. Boks maçı yerine kütüphaneye git. Yaşamını kimsenin eline
bırakma. KENDİN OL.
15-
...Seni savaşa aldıkları zaman “yayaya-şaşaşa“ diye
bağırdığın için, fabrikan ve tarlan bombalanıyor.Eğer, bir tarlanın buğday
yetiştirmesi gerektiğini ve bombalanmayı beklemediğini ve bir fabrikanın,
silah değil, mobilya ya da ayakkabı üretmesi gerektiğini bilsen ve bundan
yana tavır koysan, o zaman beylerin, paşaların askerleri ve silahları
olmazdı.
16-
...senin tarlanın ve senin fabrikanın, ölmek için
değil, yaşamak için varolduğunu, bir defa olsun, anlasaydın, o zaman, KÜÇÜK
ADAM.....bütün ülkelerdeki kardeşini, bütün savaşları imkânsız kılmak için,
işine sarılmaya ikna edebilirdin.
Sen halâ atom bombalarını prenseslerin yaptığını
sanıyorsun. Küçük bir adam olmasan, bir evrensel bilinç geliştirirdin ve
yüksek aklınla, atom bombasının bu dünyanın başına belâ olmasını engelleyecek
yolları bulurdun.
17-
...Ölmek için değil, yaşamak için çalıştığını bir
bilebilsen!...
Bütün ülkelerin, büyün kunduracılarıyla,
makinistleriyle,teknikerleriyle, doktorlarıyla, eğitmenleriyle, yazarlarıyla,
gazetecileriyle, yöneticileriyle, madencileriyle ve çiftçileriyle kendi
mesleksel ve kişisel kardeşliğini koysan; dünyanın bütün kunduracılarına,
Çinli çocuklar için ayakkabıların en iyi nasıl yapacaklarını öğrettirsen;
bütün madencilerin, her yerde insanların üşümelerinin nasıl ortadan
kaldırılacağını kendilerinin bulmasını sağlasan....
ALINTILARI NAZIM HİKMET‘in MISRALARIYLA BİTİRMEK ÇUK
OTURUYOR:
akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf.
ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
ve açsak, yorgunsak, al kan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi
eziliyorsak
kabahat senin,
- demeğe de dilim varmıyor ama -
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
nazım hikmet
|
|

