28 Mayıs 2022 Cumartesi

 

          ARTHUR RİMBAUT

            Şair-Yazar-Devrimci


    Arthur Rimbaud'un annesi hayatını kabusa çevirecek denli despot, şefkatten uzak bir kadındı. Baba Frederic Rimbaud sanatla, edebiyatla epey ilgili  özellikle yabancı diller konusunda yetenekli bir subaydı. 

Arapça öğrenerek Kur'an' ı Fransızca 'ya çevirmişti mesela.

Değer yargıları birbirinden çok farklı bu ebeveynlerden Frederic evliliğe sırtını döndüğünde,  Arthur henüz altı yaşındaydı.

Baba kaçarak kurtulmuştu bu evlilikten.

                                         Frederic Rimbaut


    Annesinin isteği üzerine dini eğitimi ön planda olan bir koleje gitti Arthur. 1870 yılında koleje özgürlükçü fikirlere sahip, edebiyat dünyasını yakından takip eden bir retorik/sözbilim öğretmeni atandı.

Rimbaud'un edebiyata ve şiire yatkınlığını öğretmen tarafından fark edildi ve yönlendiricisi oldu.

    Paris'e gitmek için üç kez evden kaçtı. Sonuncusunda gümüş saatini satarak bir tren bileti aldı, Paris'e ulaştı. Açlığa, yokluğa dayanamayarak tekrar ana ocağına geri döndü.


    1871 Mayıs'ı tam bir yıkımdı Rimbaud için. Burjuvaziyi ve kilise baskısını sona erdirip, özgür ve eşitlikçi bir dünyanın öncüsü olması hususunda büyük umutlar bağladığı Paris Komünü kanlı bir kıyımla sona erdi. Üstelik  Babylon Kışlası'nda bir onbaşı tarafından tecavüze uğradı.

Rimbaud o günü:

'' Yüreğim sigara lekeleriyle kaplı "dediği

' Çalınmış Yürek " şiiriyle anlatır.

    Onu ve hayallerini hiçe sayan topluma bütün gücüyle saldırmasının vakti gelmişti artık. " Kahinin Mektupları '' böyle bozgun günlerin ürünüdür.

    13 Mayıs 1871 yılında ilk mektubu öğretmenine yazar. Devletten maaş alan, herkesin gittiği yoldan giden ve korkunç tatsız şiirler yazan öğretmenini küçümser.

    İşte o tarihlere kadar varolan klasik şiir, Rimbaud' un dizeleriyle yıkılmaya başlar.

    Şiir eylemin kendisidir artık. Bütün insanlıktan sorumlu tutmaktadır kendini bir şair olarak. Çiçekleri bile belli bir düzene göre açan sistemden, annesinden, çevresinden sıkılmıştır. Banklara, kiliselere Tanr'ya ölüm! demenin dışında bir isyan aramaktadır.

    Parnase Okulu' nun ünlü şairlerinden 

Paul Verlaine' e bir mektup yazarak 

Paris' te yaşamak istediğini fakat ekonomik koşullarının buna uygun olmadığından sözeder.

                                             Paul Verlaine


Mektuba yanıt nettir,

" Gel, seni bekliyoruz "

1871 yılının Eylül ayında ilk karşılaşmalarıyla başlayan

 Arthur Rimbaud & Paul Verlaine ilişkisi,

1873 yılında gitmek isteyen Arthur'un,

Verlain tarafından yaralanmasiyla son bulur. 1875 yılında Paul Verlaine'yi son kez gördüğü tarihten sonra, bir daha şiir yazmaz Arthur Rimbaud.


     On yedi yaşından yirmi bir yaşına kadar

dört yılda, şiirin bütün geleneklerini,

yapısal ve zihinsel düzenini parçalayıp altüst etmiştir. Düzyazı şiirleriyle yarattığı dil, günümüz modern şiirinin yazınsal temellerini oluşturmuştur. Rimbaud'un şiirde ulaştığı yükseklik şiirin son sınırları olarak kabul edilir.


    Rimbaud şiiri bırakmadı,

sözün simyasını keşfetti,

şiiri tamamladı ve sessizliğe erişti. Rimbaud'dan sonra ne yazılabilir? sorusunu yirminci yüzyıl şairleri yanıtlayamadı. Sıra yirmi birinci yüzyıl şairlerinde!


''' JE EST UN AUTRE/ BEN BİR BAŞKASIDIR" 

Ben'e  ulaşmanın reçetesini şöyle tanımlar Arthur Rımbaud:

''' Kahin olmak görülmezi gören olmak demektir "