Okuyup bir şeyler öğrenmek kadar zevkli bir şey yok
Son papa seçiminde gündeme gelmişti,
bir zamanlar kadının biri kendini papa olarak yutturmuş,
o gün bugün adaylar delikli bir sandalyeye oturup
aşağıdan biri (tabii onun da güvenirliği sorgulanabilir)
müstakbel papanın takımları yoklayıp yukarı
"Duotestis" diye bağırmasıyla kanıtlanıyormuş.
Gündüz Vassaf'ın Uçmakdere makalelerinden birinde
bakın ne bilgiler var:
Eskiden Avrupa'da erkekler ellerini taşaklarının üstüne koyup yemin
ederlermiş. Kadınların sözü muteber değil, taşakları olmadığından
yemin edemiyorlar. Bu gelenek dünyamıza egemen Anglo-Sakson
kültürünün sözcüklerinde varlığını sürdürüyor. Örneğin mahkemelerde
verilen ifadenin adı "testicl" yani taşak kelimesinden gelen
"testimony" , şahadetnemeye "Testimonial" deniyor. Kutsal
kitapların güvenilirliği de taşak garantili. Eski ve Yeni Ahitlerin
(Tevrat ve İncil) adları "Old" ve "New testiment"
Hiç aklınıza gelir miydi?
(Esin'den Erhan Yürüt'e naklen)
HALKIN UÇKURU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HALKIN UÇKURU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ocak 2011 Pazartesi
12 Aralık 2010 Pazar
SALAK KOCAM –SELÇUK ARSLAN'DAN NAKLEN
Cumartesi sabahı, sakin- sakin giyindim, kahvaltımı ettim, köpeği
kapıp sessizce garaja geçtim..
Kayığı arabanın üzerine atıp, şelaleye doğru yola çıktıydım ki, baktım
fırtına çıktı-çıkacak..., garaja geri döndüm, radyoyu açtım, hava
durumu, havanın gün boyu böyle gideceğini söylüyor....Eve geri döndüm,
yavaşça soyunup, yatağa süzüldüm..
Uyumakta olan karımın vücuduna arkadan sarılıp, arzu dolu, kulağına fısıldadım,
"Dışarıda hava berbat"...
10 yıllık sevgili karım mırıldandı 'Salak kocam bu havada balığa
gitti, inanabiliyor musun?'
Ve kavga böyle başladı...
kapıp sessizce garaja geçtim..
Kayığı arabanın üzerine atıp, şelaleye doğru yola çıktıydım ki, baktım
fırtına çıktı-çıkacak..., garaja geri döndüm, radyoyu açtım, hava
durumu, havanın gün boyu böyle gideceğini söylüyor....Eve geri döndüm,
yavaşça soyunup, yatağa süzüldüm..
Uyumakta olan karımın vücuduna arkadan sarılıp, arzu dolu, kulağına fısıldadım,
"Dışarıda hava berbat"...
10 yıllık sevgili karım mırıldandı 'Salak kocam bu havada balığa
gitti, inanabiliyor musun?'
Ve kavga böyle başladı...
5 Aralık 2010 Pazar
ERNESTO’NUN LOKUMLARI - M.Emre Özlem'den naklen
Hava yağmurlu ve soğuktu. Köşede araba bekleyen rahibeyi görünce durdu, kapıyı açtı
"-Atlayın! dedi sizi manastıra kadar bırakırım!"
Araba sıcacık, kadın ise muhteşemdi. Rahibenin gözleri önce ayakkabılarına takıldı. Rugan stiletto'lar pırıl pırıldı!
-Ne güzel, diye mırıldandı..yani....ayakkabılarınız...çokk..güzel!
-Ah evet! dedi kadın... Prada, 700€!
Rahibe afallamış, kadına baktı
-700 € ?? Ayakkabının fiyatı mı??? Bir ayakkabıya bunca para verilir mi??
-Yok canım, dedi kadın. Ben değil, dostum aldı bunları, hediye!
Rahibe bu sefer kadını incelemeye başladı. Gerçekten çok şıktı!
Elbiseniz de güzelmiş... diye mırıldandı..
-Teşekkürler canım, o Chanel, tam 4000€ eder...
Rahibenin yüreği hopladı..
-4000 € ??? bir elbiseye bu parayı mı verdiniz?
-Yok şekerim, bir gecelik macera yaşamıştım bir işadamıyla, ondan hediye!!
Yolculuk sona eriyordu. Manastıra yanaştı araba, rahibe inerken arabaya bakakaldı.
-Güzel di mi, dedi direksyondaki kadın. Bu da 165.000 €!
-N......nnasıl.....nasıl y..y..yani.....
-Hah hah ha....şu haline bak!! Şekerim, dur, heyecanlanma.... ben verirmiyim o parayı? İki gece önce şehrin ileri gelenlerinden dört kişiyle grup seks yapmıştık... Tabii ki onlar aldı!!!
Rahibe afallamış vaziyette manastıra attı kendini, geceye kadar da kendine gelemedi! Son dualar
da okunup el ayak çekildikten sonra, odasında yatmaya hazırlanıyordu ki, kapı "tık" landı....
Fısıltıyla sordu rahibe:
-Kim o??
-Benim, rahip Ernesto!
-Siktir git ordan Ernesto! Sıçmışım sana da, lokumlarına da!!!!!
"-Atlayın! dedi sizi manastıra kadar bırakırım!"
Araba sıcacık, kadın ise muhteşemdi. Rahibenin gözleri önce ayakkabılarına takıldı. Rugan stiletto'lar pırıl pırıldı!
-Ne güzel, diye mırıldandı..yani....ayakkabılarınız...çokk..güzel!
-Ah evet! dedi kadın... Prada, 700€!
Rahibe afallamış, kadına baktı
-700 € ?? Ayakkabının fiyatı mı??? Bir ayakkabıya bunca para verilir mi??
-Yok canım, dedi kadın. Ben değil, dostum aldı bunları, hediye!
Rahibe bu sefer kadını incelemeye başladı. Gerçekten çok şıktı!
Elbiseniz de güzelmiş... diye mırıldandı..
-Teşekkürler canım, o Chanel, tam 4000€ eder...
Rahibenin yüreği hopladı..
-4000 € ??? bir elbiseye bu parayı mı verdiniz?
-Yok şekerim, bir gecelik macera yaşamıştım bir işadamıyla, ondan hediye!!
Yolculuk sona eriyordu. Manastıra yanaştı araba, rahibe inerken arabaya bakakaldı.
-Güzel di mi, dedi direksyondaki kadın. Bu da 165.000 €!
-N......nnasıl.....nasıl y..y..yani.....
-Hah hah ha....şu haline bak!! Şekerim, dur, heyecanlanma.... ben verirmiyim o parayı? İki gece önce şehrin ileri gelenlerinden dört kişiyle grup seks yapmıştık... Tabii ki onlar aldı!!!
Rahibe afallamış vaziyette manastıra attı kendini, geceye kadar da kendine gelemedi! Son dualar
da okunup el ayak çekildikten sonra, odasında yatmaya hazırlanıyordu ki, kapı "tık" landı....
Fısıltıyla sordu rahibe:
-Kim o??
-Benim, rahip Ernesto!
-Siktir git ordan Ernesto! Sıçmışım sana da, lokumlarına da!!!!!
22 Ekim 2010 Cuma
TEMEL KANSER Mİ, AİDS Mİ?
Temel kanser hastası, artık son günlerini yaşıyor.İlyas her daim başucunda kadim dostunun
yaşıyor. .Köylüleri helalleşmeye gelirler.Temel onlara AİDS'e yakalandığını söyler sürekli.En sonunda İlyas dayanamaz ve yalnız kaldıkları sırada : La Temel .sen kansersin.Neden gelenlere AİDS'im deysun, diye sorar.Temel:La İlyas,ben nasıl olsa cideyrum,Fadime'yi garantiye aleyrum,der.
(Velud muharrir Köylü’den)
yaşıyor. .Köylüleri helalleşmeye gelirler.Temel onlara AİDS'e yakalandığını söyler sürekli.En sonunda İlyas dayanamaz ve yalnız kaldıkları sırada : La Temel .sen kansersin.Neden gelenlere AİDS'im deysun, diye sorar.Temel:La İlyas,ben nasıl olsa cideyrum,Fadime'yi garantiye aleyrum,der.
(Velud muharrir Köylü’den)
16 Ekim 2010 Cumartesi
TEMEL VE AİDS
Temel sürekli köyünden kalkıp şehre geneleve gidiyormuş, her
zamanki gibi yine Dursun uyarmış “Kardeşim,
şimdi sen şehre gidip sürekli böyle şeyler yapıyosunda AİDS denen bi illet var.Bak şimdi senden karına bulaşır,karından bana bulaşır,benden anana bulaşır,anandan da köye bulaşır,mahvoluruz,demiş...
Kaan Kenanoğlu
zamanki gibi yine Dursun uyarmış “Kardeşim,
şimdi sen şehre gidip sürekli böyle şeyler yapıyosunda AİDS denen bi illet var.Bak şimdi senden karına bulaşır,karından bana bulaşır,benden anana bulaşır,anandan da köye bulaşır,mahvoluruz,demiş...
Kaan Kenanoğlu
11 Ekim 2010 Pazartesi
BU TEMEL BAŞKA TEMEL
Temel iki arkadaşıyla randevuevine gitmiş. Kapıyı çalmışlar. Madam açmış, bizimkiler içeri girmek istemişler,
-- Durun bakalım.. Ne kadar paranız var?.. diye sormuş Madam,
-- 15 liramız var.. demiş Temel,
-- Nee" diye müthiş öfkelenmiş Madam, "Defolun" demiş "
-- Bu kadar paraya anca birbirinizi becerirsiniz.
Ve çarpmış kapıyı suratlarına..Aradan yaklaşık 15 dakika geçmiş, bunlar tekrar çalmışlar kapıyı, "
-- Yine ne var?.." diye hışımla açmış Madam,
-- Tamam.. Bitti.." demiş Temel, " Ödemeyi nereye yapacağız?.."
-- Durun bakalım.. Ne kadar paranız var?.. diye sormuş Madam,
-- 15 liramız var.. demiş Temel,
-- Nee" diye müthiş öfkelenmiş Madam, "Defolun" demiş "
-- Bu kadar paraya anca birbirinizi becerirsiniz.
Ve çarpmış kapıyı suratlarına..Aradan yaklaşık 15 dakika geçmiş, bunlar tekrar çalmışlar kapıyı, "
-- Yine ne var?.." diye hışımla açmış Madam,
-- Tamam.. Bitti.." demiş Temel, " Ödemeyi nereye yapacağız?.."
1 Eylül 2010 Çarşamba
SUYU ISIT -KAAN KENANOĞLU'DAN
Geçenlerde köyde komşunun evinin önünden geçiyordum.
Yaşlı amca hanımına şöyle dedi: 'Hanım suyu ısıt;olursa olur olmazsa çay demleriz
Yaşlı amca hanımına şöyle dedi: 'Hanım suyu ısıt;olursa olur olmazsa çay demleriz
21 Ağustos 2010 Cumartesi
Ne ağlıyorsun güzelim, sana bir şey dedik mi?
Gerdanından öptükse, gerdanını yedik mi?
Gerdanından öptükse, gerdanını yedik mi?
20 Ağustos 2010 Cuma
BAHRİ GÖNLÜM
Bahri gönlüm sana düştü lappadak
Öpsem seni manda göle sıçar gibi şappadak
Öpsem seni manda göle sıçar gibi şappadak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)