“BÜYÜK KAVRULMUŞ SOYKIRLAR GELİR
AKLIMA HEP TÜKENİNCE İNSAN DAYANIKLILIĞIM”*
Turgut Uyar
Roger Garaudy yeni kitabının özünü teşkil eden fikirleri kafasında netleştirdiğinde, bunun aslında komünist partisinden ve yoldaşlarından kesin bir kopuş anlamına geldiğini biliyordu. Kitap yayınlandığında, kopuşun çok uzak olmayan bir gelecekte tecelli edeceğini hesaplamadığı, kendini buna hazırlamadığı düşünülemez. Bununla birlikte o, son ana kadar partiyle ilişkisini sürdürdü. Beklediği ihraç haberini televizyondan ilk duyduğunda bütün ruhsal hazırlıkları boşa gitti. İç dünyasında kopan fırtınaya engel olamadı. Ne kadar içine sindirdi bilinmez ama ihracı kavraması zaman aldı.
Amaçsız,
hedefsiz Paris’in sokaklarında dolaştı. Tren istasyonuna gitti.
İntiharı düşündü. Raylarda gezindi. Sonra kendini taş bir
binanın önünde buldu. Basamakları çıkıp iki kanatlı kocaman
giriş kapısının zilini çaldı. Eski karısı açtı kapıyı.
Gülümseyerek sevgiyle “Hoş geldin!” dedi. Şaşırdı. Buraya
gelmeyi kurmamıştı kafasında. Salona baktı. İki kişilik bir
yemek masası, Şarap, mumlar. “Özür dilerim, misafirini
bekliyordun, ben gideyim” dedi. “Hayır” dedi kadın,” haberi
televizyondan öğrendim. Seni bekliyordum.”
Beynim
uyuşuyor, hiçbir şey düşünemiyorum, dediğin günlerde, ciddi
bir iç çatışması yaşadın. Bunun unsurlarının ne olduğunu,
en çok nerede bunaldığını bana anlatmadın. Benim sezgilerim ise
bir işe yaramıyordu. Sonra sürüp giden mülkiyeti sana ait
çelişki yokmuş gibi davranmayı denedik. Hem beceremedik, hem bir
faydası olmadı. Uzaklaşmaya devam ettin.
Adını
koymamıştın, en azından bana söylemiyordun ama, gövden ve
avuçların aşkı öldürmek istediğini anlatıyordu. Belki benim,
tam burada mesajı kavrayıp hayatından çekilmem gerekiyordu,
yapamadım.
Kararını
vermiştin, sevgi süreç içinde bende de yatışacak, sönüp
gidecek, böylece mesele hallolmuş olacaktı. Zaten bir süredir
böyle bir yatıştırma rolü üstlenmiştin. Benim hiç dahlim
yokken kuğunun uzun ve sancılı bir ölüme terk edilmesine gönlün
razı olmadı. Hissettirdiklerini kavrama konusundaki direnişimi
anlayacağını umuyorum.
Sevda
kapımı çaldığında, elbet böyle adı konmamış bir son,
aklımın ucundan geçmiyordu. Seninle hiç unutmayacağım
zenginlikler yaşadım. Seninle çoğaldım. Hayatın manası adın
oldu.
Bu
krizdeki çözümün imkânlarını göremediğini düşünüyorum.
Şimdi
yüreğim AMA NEDEN sorusuyla sürekli bir isyanı yaşıyor.
Seninle
paylaşmayı düşündüğüm güzel huzursuzluğu kaybetmek gücüme
gidiyor.
*Turgut
Uyar
– Büyük
Kavrulmuş

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder