MERHABA MORUK!*
Hasan Gürkan
*Bu konuşmayı 20.09.2007 tarihinde ‘ Merhaba Moruk’ adıyla düzenlediğimiz
altmışıncı doğum günüm partisinde yaptım.
“Bahar geçtise n’ola / Hazanı
hoş görelim / Zaman zamana erişmez / Biz anı hoş görelim”
Hayat denilen kavga bu eylülün
yirmisinde beni cebren altmış yaşıma sürüklüyor. Akranım olan dostlarım,
yoldaşlarım, bu yaşa benden önce gelenler, geçip gidenler alınmasın. Altmış yaş
resmen ihtiyarlık yaşıdır.
Merhaba moruk! Derler adama.
Yo! Sakın bana
her yaş güzeldir, mavalı okumayın. Her yaş güzel değildir. Devlet tarafından
işkence, hapis, idam, yargısız infazla hatırlatılmazsa, yaşlanmanın/ ölümün
aklının ucundan bile geçmediği yaşlar güzeldir.Belediye otobüsünde, dolmuşta
kimsenin ayağa kalkıp ta “buyur amca!” demediği yıllar.
Bak dostum,
Altmışın kapısına
dayandığında usulca geriye bakıyorsun. Kat ettiğin yol epey uzun. Önündeki ise
kısa ve engebeli. Bu, hiç hoşuna gitmiyor. İflah olmaz bir aptal değilsen her
şey sana son yokuşuinmekte olduğunu söylüyor. Kabullen yoldaş, şimdi
hazandasın.
Hasan Efendi,
Arkadaşlarınla yola çıktığınızda,
Marksizm-Leninizm, Proletarya Enternasyonalizmi, ihtilal diyordunuz da,
mitinglerde ucuz manzumeler eşliğinde kalpaklı Mustafa Kemal posterleriyle yürüyordunuz;
gardıroptakine muhalefeten! Hatırladın mı? Bu sizin kuşaktan çok önce eski
tüfek yoldaşlarınızın, mesela Şefik Hüsnü’nün başlattığı talihsiz bir çırpınış,
Marksizm’le Kemalizm’i imtizaç ettirme gayretiydi. Bir bak allasen o çaba bugün
nerelere geldi. Vatan, uygun adım, laik cumhuriyet mitingleriyle çalkalanıyor.
Tavariş Hasan,
Mitinglerde, korsan gösterilerde,
grevlerde, hapiste, işkencede evet, hiç itirazım yok devrimciydin(iz).
Ama kadın yoldaşların(ız)la, sevgililerin (iz)le, karın (ız)la, kaçamağın
(ız)la, ilişkin (iz)de tam bir beş r’li errrrrkektin(iz).
Ayıp değil mi
ihtiyar! Erkek egemen geçmişin(iz)den ve dahi bugünün(üz) den yüzün(üz)
kızarmıyor mu?
Demircan Yoldaş,
Parti dili militaristti. Çelik
disiplin, öncü müfreze vesaire. Ol sebepten mi mirim, Vicdani Red’ten hiç
bahsetmiyordunuz. Ezilenlerden yanaydın(ız) ama, eşcinsellerin, travestilerin
haykırışlarına kulakların(ız) tıkalıydı. Oğullarınızın çüklerini ala-yı vala
ile kestirmekle meşguldünüz. ‘Kutsal Aile’nin peder-i muhteremi, çocuklarınızın
sebebi hayatıydınız.
Hey Ahbap!
Sahi parti kongrelerinde, parti
yayınlarında Ermeni soykırımından, Anadolu Rumlarının Mübadele acılarından
neden hiç bahsetmediniz? Sayısız Kürt isyanına neden bigâne kaldınız? Aklınız
saygıdeğer moruk, mabadınızın kılları ağarınca mı başınıza geldi!
Hayır, hemen celallenme!
Ne karamsarım, ne de umutsuz. Sadece
kendime geçmişime bakmağa çalışıyorum.Paris Komünü’nden günümüze, savaşsız,
sömürüsüz, iktidarsız bir dünya için verilen büyük kavgayı,mücadeleyi asla
inkar etmiyorum.Ekim devrimi, İspanya tugayları, Çin, Vietnam, Küba ve daha
niceleri. Ol sebepten hala içim daraldığında “ Güzel günler göreceğiz çocuklar
/ Motorları maviliklere süreceğiz” mısralarıyla ferahlıyorum.
Merhaba Hasan
Arkadaş,
Şimdi yorgun, şişman ve geveze bir
adamsın. Kendine, kitaba ve alkole siperlendin. Hiçbir şeyi beğenmiyorsun,
eyvallah ama, öbür taraftan hayatını anlamlandıracak bir bok bulmak için
çırpınıyorsun.
Çabalama! Kimi
yerde insan çabaladıkça batar. Bekle seni hayat batırsın, batıracaksa. Ama yola
çıktığında kan ter içinde, çamurlara bata çıka, inatla peşinden koştuğun düşü
görmeğe devam et, becerebilirsen. Ve unutma:
“DÜNYA ORDA BİTER Kİ, MAĞLUP OLUR
HAYAL
TEMDİD-İ ÖMRE KUDRETİ KALMAZ
TAHAYYÜLÜN!”
Yahya Kemal
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder