KIRMIZI DELTA – Pınar Doğu
uçurumundan
vazgeçmiş
ve hep aynı rüyaya meal
bir ömürsündür
gecesi çöl
gündüzü melal
çevirelim
yapraklarını kıdemli ağacın
toprağını kendi
seçmiş
ve illa uzun sevişlere
helal
yolculuğumuzdu
kadınlığımız
kim bilir kaç
uçurum sezmiş bir intiharda
ve romanını
arayan orman
kaç dokunuşa
kurar yalnızlığını
Mülahazalar ki
hep eksiktir
ömür hep başka
bir ömre revan
yani açamayan
lalenin dildeki kahrı
ve hep bir
başkasına bilal
halayıktır ki
gezer gövdemizin kalesinde
kim sevebilmiş
kendini
görmeden aynayı
görmeden aynayı
şerh düşülmemiş
ve belki biraz
geçmemiş bir ömürsündür
yani her lalede
bir lal
bize gelip sorarlar
kendimiz, diye cevaplarız
en çok kendimizi beklettik
biz en geç sürgün vereniz
toprağa
saçlarımızı tarar yalnızlık
ve yalnızlığın saçlarını
tarar kadınlığımız
diyelim tüm huzursuzluklarımızın
künhü
bir laleye anlam verememenin
hüznü
oysa kendimize ne vakit
alışırız
aynayı görmeden
aynayı görmeden
Haziran/ 2011
SUYUN ZIRHI – Pınar Doğu
I.
Terzilerin vasiyetini
yazmada sıra
Orkestra yeniden
kurulurken
Yeniden okunurken şiirler
insan kendini ne zaman
sever
Kaçıncı sözcükte
Bazı duyguların sarayı
yoktur
Ey cennet! Çok mu
beklettim seni
Çünkü en çabuk sözcükler
yorulur
Çünkü kaç kere öptümse
cehennemi
İlk sözcükler yanar
Yeraltı hangimize ayrıldı
ki
Kimbilir kaç sözcük geçti
ömrümden
Kalelerim kimbilir kaç
filin dişinden
sonsuzluk: zamanın mesaisi
yani camın kuma hasreti
yeniden sayılacak
hatıralar
kim sözcüklerle
yetinebilir ki
yeniden kapanacak gül
o mutasavvıf akşamlarda
kime benzeyeceğiz kimbilir
yüzümüz erince kemale
sözcüklerin kışında
gün gelir her toprak döner
mezara
doğanın hatırası yoktur
kaç kuş eksildiyse
sözcüklerden
yeniden kurulurken
orkestra
şehrengiz yeniden
yazılırken
o sonsuz tatminsizlik
ah hazırlıksız
yakalanmanın büyüsü
III.
çünkü terzilerin
vasiyetini yazmada sıra
kemiksizdir bazı duygular
çünkü suyun zırhı yoktur
ve hiçbir acı ölçülmez
ışık hızıyla
kim varabilmiştir oysa
cennete
terzilere vasiyet yazandan
başka.
3 Nisan
2012
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder