GÜNÜN TARİHİNDEN:
"BEYAZ ADAM'IN KUYRUK ACISI"
HAİTİ DEVRİMİ
Ayşe Hür
ABD'nin Florida kıyılarının güneyinden başlayarak Güney Amerika'daki Venezuela'nın kuzey batısına dek inen Karayipler denizindeki bir adada, o sıralar adı Santa Domingo olan Fransız sömürgesinde, 1804’de “ilk özgür siyah cumhuriyeti” ilan edilmesiyle sonuçlanan Haiti Devrimi hem Fransız İhtilali'nden etkilenen hem ihtilal sonrasındaki gelişmeleri etkileyen devrimdir.
Batı entelektüelleri arasında sonda anlatacağım nedenlerle esamesi okunmayan devrimin ilk işareti 14 Ağustos 1791 Pazar gecesi 100 plantasyondan 200 Afrikalı köle temsilcisi devrim planlarını görüşmek üzere bir araya gelmesiyle verildi. Tarih seçildikten sonra şiddetli bir fırtınanın zemininde bir "vudu" (vodou) ayini* düzenlendi. "Devrim" 22 Ağustos 1791 gecesi plantasyonların yakılması ve nefret edilen plantasyon sahiplerinin öldürülmesiyle başladı.
Devrimin arka planı
Ülke, kölelerle köle sahipleri, ataları beyaz olan melezlerle, köleler ve beyazlar; özgür siyahlarla köle siyahlar ve melezler; büyük beyaz toprak sahipleri ile küçük beyaz toprak sahipleri, o da yetmezmiş gibi adanın Doğu, Güney ve Kuzey diye anılan idari bölgeleri arasında ve de Fransa’ya, İspanya’ya ve İngiltere’ye bağlı olanlar arasında bölünmüştü. Bütün bu çelişkileri çözen hareket ise Jean François, George Biassou ve Toussaint L’Ouverture liderliğinde 22 Ağustos 1791'de başlayan köle ayaklanması olmuştu.
Sömürgeci Fransız Ulusal Meclisi’nin üyelerinden yüzde 15’inin sömürgelerde toprağı olduğu düşünülünce, ayaklanma sonrasında yaşananlara şapka çıkarmak gerekir. Çünkü köle isyanını bastırmakta başarısız olan Fransa, devrimin ruhuna uygun olarak Fransa’daki özgür “renklilere” vatandaşlık haklarını vermekle yetinmedi, 1794’de tüm Fransa sömürgelerinde köleliği kaldırdı.
Siyah Jakobenler
Ancak Santa Domingo'da “devrim yasaları” derhal işlemeye başladı ve hukuken özgür olan köleler acılarının sembolü olan plantasyonlarda çalışmaya karşı çıkınca, devrimin lideri Louverture’ün “zor” kullanmaktan başka çaresi kalmadı. Bu arada işgücü açığına çare bulmak için köle ticaretine devam edilmesi kararlaştırıldı, (kölelerin adaya ayak basar basmaz azat edildiklerini müjdeleyelim), geleneksel vudu ayinleri yasaklandı ve eski beyaz rejimin siyah bir kopyası oluşturuldu. Yani Trinidad doğumlu Marksist tarihçi C.L.R. James, L’Ouverture’e boşuna Siyah Jakoben dememişti!
Napolyon'un "Pirus Zaferi"
Ancak 1799’da iktidarı ele geçiren Napolyon Bonapart daha fazlasına izin vermedi ve 1802 başında eniştesi General Leclerc’in komutasında 20.000 askeri adaya gönderdi. Napolyon'un ordusu Haiti'de, Napolyon'un mutlak zaferini ilan edeceği 1815 tarihli Waterloo Savaşı'nda kaybedeceğinden daha fazla asker kaybetti ancak sonuçta halkı tarafından terkedilmiş “yalnız devrimci” L’Ouverture 7 Mayıs 1802'de Fransa ile "onurlu bir barış anlaşması" imzalamasına rağmen tutuklanarak Fransız Alplerindeki Fort de Joux hapishanesine kondu. Bir yıl sonra burada veremden veya zatürreden öldü.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder