ANADİL HAKTIR
21 Şubat Dünya Anadil Günü Tüm Dillere Özgürlük
Günü Olsun!
21ê Sibatê Roja Zimanê Zikmakî ya Cihanê Li Hemû
Zimanan Pîroz Be
Freedom to All Languages: International Mother Language Day 21 February
İHD, Türkiye’de konuşulan 3 dilin yok olduğunu 15 dilin ise kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını açıkladı.
7 Kasım 1999’da UNESCO, 21 Şubat’ı Uluslararası Anadil Günü olarak ilan etti ve 2000 yılından bu yana dünyada kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla “Dünya Anadili Günü” olarak kutlanmaya başlandı.
"Her çocuğun anadilini öğrenmesi haktır"
İnsan Hakları Derneği, yayınladığı açıklama ile “Anadili haktır” diye seslendi. İHD’nin açıklaması özetle şöyle:
“Dünya üzerinde diller yok olmaya devam ediyor ve pek çok dil de tehdit altındadır. Yok olan diller ve tehdit altındaki diller azınlık ya da kendi egemenliğine ve anadilinin kullanımına dair inisiyatif kullanma hakkına sahip olamayan toplulukların dilleridir.
“Anadil topluluk bireylerinin en kolay sosyalleştiği, etkileşimde olduğunu ve gelişimini en rahat devam ettirebildiği bir dildir. O nedenle anadilinin eğitim hakkı olarak tanınması bu bağlamda temel bir insan hakkıdır ve anadilinin yaşamın her alanında kullanılabiliyor olması temel insan haklarındandır.
“Anadilde eğitim hakkına kavuşabilmiş olan toplulukların her anlamda gelişimi daha fazla olacak ve topluluklar arasındaki eşitsizliği de ortadan kaldıracaktır. Ayrıca, yapılan bütün araştırmalar anadilinde eğitim gören çocukların pedagojik olarak daha başarılı oldukları görülmektedir.
“Ancak Dünya üzerinde egemen olan devletlerin asimilasyoncu politikaları, tekçi uygulamaları nedeniyle egemen ulusun dili diğer topluluklara da zorunlu hale getirilmektedir.
“Oysa anadil toplumların varlıklarının, kimliklerinin ve kültürlerinin en önemli aktarıcısıdır ve göstergesidir. Topluluklar dilleriyle var olurlar. Dili olmayan toplulukların topluluk olarak varlıklarını devam ettirmeleri oldukça zordur.
“Türkiye’de konuşulan 3 dil kaybolmuş, 15 dil ise kaybolma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Türkiye’de çok sayıda dil olmasına rağmen, Türkçe dışındaki bazı diller 5’inci sınıftan başlamak üzere seçmeli ders olarak okutulmaktadır.
“Üstelik bir okulda 10 kişiden daha az öğrenci bir dili seçmesi durumunda o dilin okutulması mümkün olamamaktır. Açılan sınıflarda ders verecek öğretmenlerin yetiştirilmesi ve ders araç gereçlerinin istenilen nitelikte olmasına dair hususlar ise halen yeterli düzeyde değildir.
“İnsan Hakları Derneği olarak Dünya Anadil Gününü kutluyor her bireyin en doğal insan hakkı olan kendi anadili ile eğitim alma ve dünya ile iletişim kurma hakkının ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz.”
“Anadili mücadelesi şöyle önemli: Kendimden örnek vererek söyleyeyim. Bazen iki dünyam olduğunu düşünüyorum. Sizin yaşamı anlamlandırdığınız iki dil var. Biri çocukluğunuzun dili, biri de bugünün dili, Türkçe.
“Dolayısıyla bazen iki tane Çiğdem var. Çocukluğundaki Çiğdem’le yetişkin Çiğdem’i buluşturmaya çalışıyor ruhum. Çünkü ruhumda iki dil, iki ayrı dünya var.
“Aslında, herkes açısından bütün toplum açısından durum bu. Bunu bir tek yaşayan ben değilim.
“Tüm bir sistem açısından düşünün. Bugün yaşadığımız anlamlandırdığımız, biçimin hepsi aslında bugün yok saydığımız
anadilleri, kültürler ve inançlar üzerine yükseldi. Bu alt katmanları çekerseniz, bugün üstüne oturdunuz üst katman hiçbir anlamı kalmaz.
“Anadilin yok edilmesi, sonraki kuşaklara aktarılmaması, geçmişsiz bırakmaya, hali ile de geleceksiz bırakmaya da götüren bir şeye dönüşüyor…”
Anadilin etkisini yaşantımıza bu cümlelerle özetleyen kadın,
Çiğdem Kılıçgün - Uçar.
Zazaca’nın kullanım alanlarının yaygınlaşması ve sonraki kuşaklara aktarılması için mücadele eden dil hakları savunucusu Çiğdem, anadili haklarının sağlanmasında devletin sorumluluğunu
hatırlatıyor.
“Her ortamda Zazaca konuşmaya çalıştım”
Çiğdem anlatıyor.
“Ben aslında kendi anadilimle büyüdüm. İlkokul ikinci sınıfa kadar, annemin köyündeydim, orada Zazaca konuşuluyordu. Zazaca'yı anlıyordum fakat konuşamıyordum. Sadece anlayan ancak cevap veremeyen pozisyondaydım.
“Ortaokul, liseye geldikten sonra bilincim açıldı. Türkçe dışında bir dil daha bildiğimi fark ettim. Hani farkında olmadığım bir dille uzun bir dönem hayat geçirdiğimi söylesem yerinde olur. Yani kendi anadilimin farkında değildim.
Anadili mücadelesi
“Liseden itibaren aslında bu dilin konuşulduğu her mekânda bildiğim kadarıyla cevap olmaya çalıştım. Bu durum büyükler açısından şaşkınlık yaratırdı. Bizim bir üst kuşağın konuştuğu dil olarak kalması kabul görmüştü ne yazık ki.
“Ama ben liseden itibaren öyle ya da böyle bulunduğum ortamlarda Zazaca bilen bir kişi varsa onla bu dil üzerinden konuşmaya başladım.
“Zazacayı öğrenmek için bir kursa gitmedim. Çabalarım hep bireysel kaldı. Ama Zazaca şarkıları ezberleme, alternatif tiyatroları izleme gibi girişimlerim oldu.
"Aslında şöyle bir durum: Bu dönemde, anadili, kültür ve sanat faaliyetlerine indirgendi ne yazık ki. Birçok anadil gibi bizimki de onlardandı. Bu nedenle elimden geldiğince oralardan takip etmeye çalıştım.
“Çok mutlu olduğumda ya da çok üzüldüğüm de yanındaki arkadaşlarına dönüp çok şey şunu demişimdir: ‘Keşke biriniz Zazaca bilseydiniz.’
“Çünkü o duyguyu ancak kendi anadilimde ifade edersem anlatabileceğim. Anadilim benim iç serzenişim.
“Evet, bizlerin bu dile sahip çıkmamız ve devletin de bu anlamda yükümlülüğünü yerine getirmesi gibi ikili bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum."
Zimanê zikmakî heq e - Մայրենի լեզուն ճիշտ է -
Modersmål er det rigtige -
-
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder