14 Mart 2021 Pazar

 

BENİM İNSANLARI KAVGAYA, İSYANA ÇAĞIRAN

SESİM HOŞGELDİN!

Hasan Gürkan


Merhaba,

Yüreğim bayram yeri gibi. Atlıkarıncalar, rengârenk macunlar, başı bulutlarda balonlarla, çocuklara sevincin taze sabah somununu üleştiriyor.

Merhaba,

Yüreğim Yıldız Parkı’nda bahar. Oturmuş hanımelileri, karanfiller, kasımpatılar kokan tavşan kanı bir çayın keyfini çıkarıyor.

Fal bakan bütün Çingenler güzel.

Merhaba,

Yüreğim kabına sığmayan haşarı bir velet. Elinde sapan, komşu evlerin camlarını indiriyor.

Merhaba,

Yüreğim gözü kara bir militan. Tandoğan Meydanı’nda ‘göğü fethe kalkan’ arkadaşlarla birlikte ışıklı bir geleceğin kapısını yumrukluyor.

Merhaba,

Yüreğim malumatfuruş bir âlim. Kalem değmedik kelimelerden hiç bilinmeyen bir sevda dilinin gergefini işliyor.

Merhaba,

Yüzüne çaresizliğin gölgesi düşmüş, öyle olmaz!

Acılar sesini kuşatmış, öyle olmaz!

Gözlerindeki pırıltı üşümüş,öyle olmaz!

Sen benim için Saman Sarısı’nın büyülü dünyasısın.

Bana yakışıyorsun.

Seni iç dünyamı çiçeklere gark eden türküler gibi,

ustalarını kıskandığım berceste mısralar gibi,

güneşle yıkanmış çocuk kahkahaları gibi seviyorum.

En beklenmedik zamanlarda efelenmenin yalazı şavkıyan bakışların,

sesinin Piaf buğusu,

Kafkasyalı gümüş yüzüğün,

sağnak sonrası açan yaz güneşlerinin ferahlığı,

benim insanları kavgaya,isyana çağıran sesim,hoş geldin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder