TÜRKİYELİ YAZARLAR CAFE ROSALİNA’DA
Hasan Gürkan
Sene 1987 olmalı. Ben ortaklarımla birlikte Danimarka
Radyoevi’nin yan sokağında bir cafe işletiyorum; Cafe Rosalina.
Can Yücel, Duygu Asena, Latife Tekin ,Refik Durbaş,
Danimarka Yazarlar Sendikası’nın davetlisi olarak bugün Kopenhag’a gelecekler. Cumhuriyet
Gazetesi muhabiri onları Havaalanından alıp bizim Cafe’ye getirecek. Can abiyi
ve Latife’yi Türkiye’den şahsen tanıyorum.
“Non je ne regrette rien”
Öğleden sonra. Cafe henüz tenha. Geliyorlar. Radyo
Edit Piaf’ın “Non je ne regrette rien” şarkısını çalıyor.Kapıdayım.Duygu hanım
önde,yanında gazeteci.
”Sizi Piaf’la karşılıyorum .”
“Çok teşekkür ederim!”
“Kim bu Piaf abi?” diyor gazeteci “Zamane bunlar!” deyip yürüyor
Asena.
Misafirlerimiz bir masaya oturdular. Garson kıza,herkese birer kadeh
Gammel Dansk* ikram etmesini
söylüyorum.Kadehler 3cc’lik.
“Ne lan bu Hasan, doğru dürüst bardakla versin içkiyi senin kız!”
diyor Can Yücel.
Garsona söylüyorum.”Ama Hasan..” diye itiraz edecek oluyor,ısrar
edince su bardağıyla Gammel Dansk veriyoruz Can abiye.
İspanyol Şef Carlos
Biz sohbet ederken karşımızdaki İspanyol restoranın şefi Carlos giriyor Cafe’ye. Carlos,mesaisi
bitince mutlaka bize uğrayıp, bir iki bira içer,göçmen dayanışması olarak.Bunu
anlatıyorum masaya.Duygu Asena’nın ilgisini çekiyor.Masadan kalkıp bara
Carlos’un yanına gidiyor.Kulağına bir şeyler fısıldıyor.Adam birasını yarım
bırakıp çıkıp gidiyor.Masaya dönüyor Duygu,anlatıyor.Carlos’a kendisini çok beğendiğini,onunla
Flamingo dansı etmek istediğini söylemiş.Carlos da yamulmuş,taksi tutup eve
gideyim,hemen flamingo kasetini getireyim,demiş.Kitle ulaşımı çok yaygın ve
düzgündür, ama taksi fiyatları kazıktır Danimarka’da.
Flamingo Dansı
Kahve kalabalıklaştı.Kısa sürede döndü Carlos.Ortada yer
açtık.Duygu’yla flamingo’ya başladılar.Sırtı dönüktü bu yüzden bir süre sonra
fark etti dans edenleri Can Yücel. ”Ulan,bu İspanyol hergelesi götürecek
karıyı” dedi.Ve dansa kalktı.Askılı pantolonu ve göbeğiyle hırla dans
ediyor.Her kes keyifle seyrediyor.İki erkek arasındaki rekabet açık.Kadın
ziyadesiyle memnun.
Yanlarına gittim, Duygu’ya “Lütfen dansı bitir,Can abi kalp
krizi geçirecek” diye fısıldadım.Tamam,dedi.Can Yücel’e sarılarak dansı
bitirdi.Herkes alkışladı.Masaya döndüler. Can Yücel soluk soluğa ,sümüğü
bıyıklarına, sakalına bulaşmış.Duygu yerinden kalktı.Arkadan sarıldı;kusura
bakma Can abi.Adam yakışıklı ve aşk teklif etti!” dedi.
Can Yücel kolunu büktü elini yumruk
yaparak salladı: “Ben yarak teklif ediyorum kız!” dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder