Manalı Posta’nın Yeni Yıl Hediyesi
HEDİYE*
Gündüz Vassaf
Hediye,dinlere,ideolojilere
kalebentliğimizin gündelik
hayatta yumuşatılıp güleryüzlüleştirilmesi.
Padişahın kuluna,ağanın
ırgatına,patronun
çalışanına,zenginin
yoksula hediye vermesi.
Gündüz Vassaf
Hediye,üstünde
az düşündüğümüz bir şey.Her şeyin fiyatını bilip hiçbir şeyin değerini
bilmeyenlerden bahsetmiyorum.Konu hediyenin “kötüyü” örtbas etmesi.
Hediye
ne zaman rüşvet değildir?
Toplumda
güç ilişkilerinden bağımsız düşünülebilir mi?
Erkekler
kadınların aşkına,bedenine ya da ikisine birden sahip olmak için onları
hediyelerle boğar.Politikacılara,devlet memurlarına,öğretmenlere hediyeler
veririz işimizi görsünler diye.Kurbanlar,adaklar,tanrılarımızı
kızdırmamak,bizleri kollamaları için verdiğimiz rüşvetler.Ahırda doğduğu
söylenen İsa’ya üç kralın armağanlarla yatırım yapması boşuna mı!
Bunlar
bildiğimiz şeyler :Örnekleri çok.
Sorgulanmayan,ezen
ezilen,sömüren sömürülen ilişkisinde hediyenin rolü.Hediyenin,güçlünün elinde
gizli silah olduğu.Egemen kurumların adaletsizlik ve eşitsizliği var eden
güçlerinin,hediyeyle benimsetilmesi.
Yoksa
örneğin,Hollanda’da Sinterklaas diye bilinen Noel Baba’nın hediyelerini Kuzey Kutbu’ndan kızakla değil
de sömürgelerden zenci kölelerin sırtlarına hediyeler yüklendiği gemilerle
getirmesi nasıl açıklanmalı?
Hediye,dinlere,ideolojilere
kalebentliğimizin gündelik hayatta yumuşatılıp güleryüzlüleştirilmesi.Padişahın
kuluna,ağanın ırgatına,patronun çalışanına,zenginin yoksula hediye vermesi.
Tersinin haddini bilmezlik addedilmesi, düzenin temelinde yatan,düzeni var eden
eşitsizliğin,altüst ilişkisinin alttakilere gönüllü kabulü.
Hediye,başımızı
ezenden ‘Allah seni başımdan eksik etmesin’diye düşünmemizin tuzağı.
Hediye
pipisi kesilecek müslüman çocukların güle oynaya sünnet düğünlerine yollanması.
Hediye
patronların sömürdükleri işçilerine bayram ikramiyesi.Hediye tüketicinin bedava
kuponlarla,indirimlerlemarkalara müptelalaştırılması.
Hediye
kabul etmeye zaafımız var.
Troya
uygarlığı,onca savaştıkları,düşman bildikleri Mikenlerin hediyesidir diye
kendilerini kandırdıkları tahta atta gizlenen düşmanlarıyla yok edilmedi mi!
Homer’in
“Hediye veren Yunanlılar’da sakının” (Beware of Greeks bearing gifts) uyarısı
tarih boyunca kulağımıza küpe olmadı.Günümüzde öeneği güçlü devletlerin
yardımadına başka ülkelerin ekonomilerini tutsaklaştırması, iç ve dış
politikalarını rehin alması.
Alışa
alışa,alıştırıla alıştırıla, hediyelerle ezilmemizi şuuraltımızın dip
köşelerine yolladık.Tersi de olabilirdi. Oldu da.Hediye almamın değil vermenin
esas olduğu bir toplum.Varlıklının varlığını dağıtıp yok etmek ihtiyacını
hissettiği bir düzen.
Kapitalizmin
kültür katliamına uğrattığı,yasaklayıp yok ettiği ‘Potlatch’.Özellikle Amerika’nın kuzey
batısında geçerli olan bu adeti, ‘uygar’ olmadığı gerekçesiyle Hıristiyan
misyonerler yok etti.ABD hükümeti yasakladı. (1885 Indian Act).Potlatch adetini
yaşatanlar,danslarla törenlerle kutlayanlar hapse atıldı.
Günümüzde,kapitalizmin
tüketici kalebentleri bizler,hediyenin anlamını sorgulamaz, hangi toplumsal
ilişkileri pekiştirdiğini görmez olduk.
Hediye
bedava değil.Hediyenin sosyal,siyasi, psikolojik bedeli var.
Bir
zamanlar sana hediye verenler kimlerdi?
Artık
neden vermiyorlar?
Sen
eskiden kimlere hediye verdiğini,ne zaman,nasıl,neden unuttun?
Birisinden hediye aldığında teşekkür ederken,hiç olmazsa kendi
kendine ‘Neden?’ diye sor.
*Ot
Dergisi,Aralık 2016 sayısı






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder