GENÇLİK HATIRALARI:
BABAMLA KARL MARX
TARTIŞMASI
Benim Ankara’da aktif olarak katıldığım devrimci eylemleri
Marksizm’i, sosyalizmi, falan tartışıyorduk. Tartışma kavramı pek uygun
düşmüyor. Baba- Oğul, benim o zamana kadar idol olarak gördüğüm, hep
onayladığım, kabullendiğim babamla ilişkinin yeni bir niteliğe-içinde reddi,
bağımsızlaşmayı barındıran-dönüşümünün, bir anlamda kopuşun sancılarını
yaşıyorduk.
“Sen Marx’ı okumadan ezbere konuşuyorsun!” dedim.
“Sen de üstadın(!) eleştirenleri okumadan ahkâm kesiyorsun. Adnan
Adıvar’ın ‘Tarihi Maddeciliğe Reddiye ’sini okudun mu mesela?
Yalan söyledim, okumadığım halde, okudum dedim. Devam ettim
“Bilimsel bir değeri yoktur o kitabın, siparişle yazılmıştır!” Tartışma bu
minval üzere uzayıp gidiyordu.
Sonunda “ Yani sen,” dedi babam,” Rus tanklarının Kars’tan girip Türkiye’yi işgal etmesini mi istiyorsun? ” Sesi gergin ve öfkeliydi. Aynı gerginlik ve
öfkeyle cevapladım. “Evet, aynen öyle!” Böyle
bir cevap beklemiyordu. Bu provakatif soruyu epeydir süren tartışmada beni
köşeye sıkıştırmak için sormuştu.
“O zaman bu evde kalamazsın, defol!” dedi, kovdu beni.
1968 yılı kışı olmalıydı. Gazi Eğitim’den sömestr tatilinde,
babamın CHP’li olduğu için sürüldüğü Isparta Şarkîkaraağaç’a gelmiştim .”Zaten ben de , bir
anti-komünistin evinde kalamam!” dedim. Parkamı aldım, kapıyı çarpıp çıktım.
Gecenin geç bir vakti,
Bu küçük bozkır kasabasında sokaklarda in cin top oynuyordu
ve insanın iliklerine işleyen bir ayaz vardı. Öfkemin sıcaklığına yaslanıp
otogara yürüdüm. Yazıhaneler kapalıydı bu saatte.Ne Konya’ya ne Ankara’ya araç
bulabilirdim. Bir Birinci yaktım. Geri dönemezdim. Banka oturdum, çaresiz
sabahı bekleyecektim.
Kısa bir süre sonra bir minibüs girdi otogara, üzerine bir
tabut sarılmıştı. İçinden bir iki kişi indi. Yanlarına gittim. “Başınız sağ
olsun, nereye gidiyorsunuz?”
“Sağ ol, Ankara’ya. "
“Beni de alır mısınız?”
“Olur, atla” dedi içlerinde yaşlı olanı. Minibüse bindim.
Körün istediği bir gözdü, Allah iki göz vermişti. Ankara’da proletaryayı, yoksul köylülükle birlikte
ayaklandırıp devrim yapmak için çalışan yalansız arkadaşlarım beni bekliyordu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder