Yaşım on yedi,otuz,kırk,altmış falan olabilir,fark etmez.Birbirimize
ziyadesiyle benzediğimiz için,adım Hasan,Hüseyin,Ömer,Osman olabilir fark etmez.İstediğin
gibi düşün;örgütüm legal,yarı legal yahut illegal.Örgütün şefi, üyesi veya
sempatizanıyım fark etmez.Biz bir cemaat gibiyizdir.Hepimiz örgütümüzün devrim
teorisine iman ederiz.Örgütü,şefimizi,ideolojimizi methetmek serbest,tenkit
etmek yasaktır.Örgütte devrim mahkemesi yoldan sapanları infaza varan metotlarla
yola getirir.
ÖRGÜT ORGANI
Bize benzeyen diğer sol örgütlerin içinde en iyisi biz olduğumuz için, diğerlerini sevmeyiz, sık sık kavga ederiz.Örgütümüzün mutlaka haftalık,aylık vb bir merkez yayın organı vardır.O yayın organını anlattığı doğrular,hepimizin,bütün örgütün doğrularıdır.Ustalarımız:Marks,Engels,Lenin,Mao,Enver Hoca,Castro,Hoşimin vb. duruma,zamana göre değişir.Somut durumun somut tahlilini yaparak, baş çelişkiyi tespit ederiz.
Bize benzeyen diğer sol örgütlerin içinde en iyisi biz olduğumuz için, diğerlerini sevmeyiz, sık sık kavga ederiz.Örgütümüzün mutlaka haftalık,aylık vb bir merkez yayın organı vardır.O yayın organını anlattığı doğrular,hepimizin,bütün örgütün doğrularıdır.Ustalarımız:Marks,Engels,Lenin,Mao,Enver Hoca,Castro,Hoşimin vb. duruma,zamana göre değişir.Somut durumun somut tahlilini yaparak, baş çelişkiyi tespit ederiz.
MARKSİZMLE
KEMALİZMİN İMTİZACI
Lenin Ulusal
Kurtuluş savaşlarını proletarya ve yoksul köylülüğün dünya devrimi
mücadelesinde, doğal müttefik saydığı için, Kalpaklı Atatürkçülük ülkemizdeki
devrim mücadelemizde bizim müttefikimizdir. Marksizmle Kemalizmi imtizaç
ettirmek için Şefik Hüsnü yoldaştan başlayan, Mihri Belli'lerle,Doğu
Perinçekler'le devam eden günümüzde ulu-salcılara,ırkçılığa kadar uzanan köklü
bir mücadele geleneğine sahibiz.Bu gelenek Mahir Çayan,Deniz Gezmiş gibi genç
hayatlarını devrime adamış yiğit arkadaşlarımızın duruşunu da gölgelemiştir.Burada
döneminde Kemalizmi kendi çapında tenkit eden İbrahim Kaypakkaya'nın duruşuna
işaret etmek gerekir.
Türkiye
solunda hiçbir parti,fraksiyon TC ideolojisiyle,resmi tarih yalanlarıyla
uğraşmadı.Ermeni Soykırımı,Mübadele,Kürt isyanları, bizim siyasi gündemimizde
yoktu.
ASKERİ
DARBELER
Bu
kemalizmle imtizaç mevzuu, Türkiye solu olarak -fraksiyonumuz fark etmez- bizim
başımıza epey iş açtı. Mesela 27 Mayıs İhtilali, pardon askeri darbesi, hepimiz
onu alkışladık. İstiklal Mahkemeleri misali,hukuksuz Yassıada
mahkemelerine,pardon adalet soytarılığına ses çıkartmadık.
Ama akıllanmadık.
Cahil emekçi halk, devrim ihtiyacını durduğu yerde anlamadığı için, Lenin’in
dediğini yaptık. Ama işçi ve yoksul köylülere dıştan bilinç götüremedik. O
zaman kahraman ordumuzun darbelerinden medet umduk. Sonra 12 Mart geldi.
Kafamız karışıktı;9 Martta zinde güçlerle birlikte, biz de devrimci darbe
yapmayı planlamıştık,ama beceremedik.12 mart anamızı belledi.Gökyüzünü fethe
kalkmış en yalansız arkadaşlarımızı darağacında kaybettik:Deniz,Yusuf,Hüseyin.
SOL İÇİ / ARASI
MÜCADELE
Legal ortam biraz canlandığında, bütün fraksiyonlarımız pıtrak gibi siyaset
sahnesinde boy gösterdi. Her fraksiyonun başında "küçük dağları ben
yarattım" diyen "küçük" şeflerimiz vardı. Onların sınıf
mücadelesinde asıl hedefleri, rakip gördükleri diğer şefleri kıç üstü oturtmaktı.
Ol sebeple burjuvaziden,tekelci sermayeden,feodal ağalardan ziyade birbirimizle
dalaştık.Silahlı çatışmaya,birbirimiz öldürmeye varan haltlar işledik.Yoo! İtiraz
istemeyiz,biz bütün bunları devrim için yaptık.
Peki, uğruna ölümlere gidip geldiğimiz hayalimiz neydi ? Bu her fraksiyona-pardon sol cemaate göre- değişir.Ama değişmeyen temel şey,hepimizin burjuva demokrasisine karşı oluşumuzdur.Ne istiyoruz:Sosyalist Devrim-Proletarya Diktatörlüğü,Demokratik Halk Devrimi-Demokratik Halk İktidarı,Ulusal Demokratik Devrim-İleri Demokratik İktidar falan.
Peki, uğruna ölümlere gidip geldiğimiz hayalimiz neydi ? Bu her fraksiyona-pardon sol cemaate göre- değişir.Ama değişmeyen temel şey,hepimizin burjuva demokrasisine karşı oluşumuzdur.Ne istiyoruz:Sosyalist Devrim-Proletarya Diktatörlüğü,Demokratik Halk Devrimi-Demokratik Halk İktidarı,Ulusal Demokratik Devrim-İleri Demokratik İktidar falan.
FAŞİZMİN
AYAK SESLERİ
İyi de hiç
birimiz 12 Eylül faşizminin yaklaşan ayak seslerini doğru dürüst duymadık. Nazi
Almanyasını, Musolini İtalyasını, Salazar Partekizini,Franco İspanyasını
biliyorduk ama,Legal,yarı legal,illegal kimsenin darbeye karşı hazırlığı
yoktu.Darbe koyu bir karanlık olarak çullandı ülkenin üzerine.Pek çoğumuz
örgütlü olduğu halde kaçacak yeri olmadığı için
yakalandı.Mamak,Diyarbakır,Metris bir çok zindanda işkence,idam,infazda
sakatlandı,can verdi.Zulme karşı tırnakla,dişle direndik.Ama
sokaklar,fabrikalar,dağlar suskundu.Faşizme yenildik.Kaçaklık,hapishane,siyasi
sürgün dönemi başladı.Ölüydük,yaralıydık,açtık,evsiz yurtsuzduk.Örgütlerimiz
bize,ailemize,yalnız çocuklarımıza ulaşamadı.
Faşist generaller
anayasa yaptı.Bizim karşı etkimiz olmadı.Halkımız "onayladı".Sonra
darbeci başı Cumhurbaşkanı oldu.Yargı,üniversite selam durdu.Biz siyaseten
yoktuk.
12 EYLÜL
SONRASI
Fabrikalar,üniversiteler,gecekondu
semtleri,sokaklar,alanlar susturuldu.Diyarbakır ve Mamak faşist cuntanın özel
seçtiği zindanlardı.Pek çok arkadaşımız işkencede sakatlandı,can verdi,direndi
kendini yaktı.İdam edildi.Yıllarca hapis yattı.Rejim kendi anayasası ve
güvenceleriyle “demokrasi”ye
dönüştüğünde,kimimiz hapiste,kimimiz sürgündeydik.Yaralarımızı sarıp
toparlanamadık.Yıllar yıları kovaladı legal komünist partisi,birlik partisi
falan kurduk.Ama birleşmeyi beceremedik.Siyaseten herhangi bir ağırlığımız
yoktu.Kendi kendimize çelik çomak oynuyorduk.Bizim küçük şefler hala
cemaatlerin iktidarı peşindeydi.
Ben, benim kuşağımın meselesi politik değil,psikiyatriktir,dediğimde pek çok akranım ziyadesiyle öfkeleniyor.
Ben, benim kuşağımın meselesi politik değil,psikiyatriktir,dediğimde pek çok akranım ziyadesiyle öfkeleniyor.
KÜRT
MESELESİ VE BARIŞ SÜRECİ
12 Eylül
öncesi bütün Türkiye solu Kürt meselesinde ulusların kendi kaderini
tayin,ayrılma ayrı devlet kurma hakkı diye doğru laflar ediyordu.Ama kimse Kürtlerle
ortak bir mücadele örgütleyememişti.PKK böyle bir ortamda güçlendi.Türkiye solu
ortalıkta görünmezken PKK önemli bir silahlı mücadele yarattı.Şimdi Öcalan
barış sürecinde devletle mücadele masasında.Bu tarihi sürece Türkiye solunun
doğrudan bir etkisi yok.Ama bir tarafta hala kendine sol diyen ulusalcı-ırkçı,
müptezel küçük gruplar faşistlerle el ele süreci sabote için çırpınıyorlar.Öte
yandan aklı başında sosyalistler,aydınlar süreci destekliyor.Kanın durması,Kürt
halkının en tabii haklarına kavuşması için ellerinden geleni yapıyorlar.Her
zaman olduğu gibi bir kısım derin solcularda ‘derin’ Marksist tahliller ve
komplo teorileriyle bu süreci,sırça köşklerinde
ahkam keserek küçümsüyorlar.Benim samimi arzum,Kürt,Türk bütün halkların
barışa ulaşmasıdır.
Kuzguncuk
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder