“Rezilce” İddialar
77 1 mayıs
katliamının Türkiye solunun “rezilce” iddia ettiği gibi derin devletin
değil, kendilerinin eseri olduğunu
ispatlamak için günlerdir, haftalardır, büyük bir iştahla, “bilim adamı
titizliğiyle” çırpınan Halil Berktay, benim gibi sıradan insanları meftun etmek
için olacak, lafının arasına sık sık İngilizce bilimsel terimler sokuşturarak
yoluna kararlılıkla devam ediyor.
Kanaatime
göre bu yol yazının başlığına koyduğum iddiaya çıkacak ve Berktay, :12 Eylül
faşist darbesinin asıl suçlusu, darbecilere ortam hazırlayan Türkiye soludur,
diyecek. Bu iddianın ardından Maraş, Çorum vb olaylarının kabahatini de gene
sola yüklemek gelebilir.
İğneyi Kendine Çuvaldızı Başkasına
Türkiye solunun
kendi geçmişiyle hesaplaşmasına,parçalanmışlığın sol içi gerginliğin, mücadelenin,çatışmanın
örgüt içi infazların, sebeplerini özeleştirisel bir şekilde, kamuoyunun önünde
değerlendirmesine, aklı başında hiçbir insanın itirazı olamaz.
Bu kuşkusuz
doğru bir tutum;ama burada bir mesele var; bunu yapmak isteyen kişi ,işe
kendinden,kendisi yönetici,teorisyen,eylemci olarak içinde bulunduğu hareketten
başlamalıdır.İlkeli,ahlaklı ve samimi tutumun
temel ölçüsü budur.
PDA-TİİKP-TKİP-İP GELENEĞİ
Halil
Berktay, PDA (Proleter Devrimci Aydınlık), İllegal TİİKP (Türkiye İhtilalci
İşçi Köylü Partisi), legal TİKP (Türkiye İşçi Köylü Partisi),İP (İşçi Partisi)
geleneğinden geliyor.
Bu hareket
Türkiye soluyla ilgilenen hemen herkesin malumudur. Maocu bir hareketti.
Silahlı mücadeleyi, şehirlerin köylerde örgütlenecek gerilla hareketiyle
kuşatılmasını, iktidara devrimci şiddetle ulaşılmasını savunuyordu. Sovyet
yanlısı TKP,TİP,TSİP,TKSP gibi örgütleri
“sosyal faşistler” ,Dev- Yol,Dev-Sol ,Kurtuluş hareketleri de “revizyonistler”
olarak niteliyor,bu nitelemelerle onlara göre“faşistlerle”
,”revizyonistlerle” her türlü mücadele yöntemi meşru hale geliyordu.O
hareketler de Maoculara “Maocu bozkurtlar “ diyerek aynı hataya düşüyorlardı.
Halil
Berktay’ın yöneticisi olduğu hareketin mensupları, o dönemdeki sendikalarda
kitle örgütlerinde, küçük gruplar halindeydiler. Ama kitle örgütlerinin, sendikaların
kongrelerinde, toplantılarında, mitinglerinde mutlaka provakatif şekilde olay
çıkarıyor,polis müdahalesine çanak tutarak ”devrimci mücadele” yürütüyorlardı.
Halkın Sesi,
PD Aydınlık gibi yayın organlarının bir fonksiyonu "revizyonistleri", "sosyal
faşistleri" devlete ihbar etmekti. Bunu bol bol
isim dahi vererek yaptılar.
Kır Gerillalığından 12 Eylül
Alkışçılığına
Halil
Berktay, Doğu Perinçek ve yoldaşları, 12 Martta
gerilla mücadelesi için Aydın dağlarına çıktılar,12 Eylül faşist
darbesini “ Dış güç Sovyetler Birliği
anarşi çıkararak Türkiye’yi karıştırdı. Ordumuz bu gidişe müdahale etti ve
ülkeyi kurtardı” diyerek savundular alkışladılar. O zaman çıktıkları bu yol
onları milliyetçiliğe, ırkçılığa, darbeciliğe, Ergenekonculuğa kadar götürdü.
Önce Kendi Geçmişinle Hesaplaş
Halil
Berktay,Türkiye solunu toptan suçlamadan
önce,o solun bir zamanlar bir parçası olan ,kendi içinde bulunduğu siyasi
hareketi değerlendirmeli,kendi geçmişiyle hesaplaşmalıdır.İğneyi kendine
çuvaldızı başkasına demişler.Yoksa benim gibiler :” Onlar ki,laf ile verirler
dünyaya nizamat / Bin türlü teseyyüp bulunur hanelerinde” demekten kendini
alamazlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder