Gölcük’te çalışıyorum. Dersten çıkınca her zaman olduğu gibi Töb-Der’e gittim. Lokalde dört beş emekli öğretmen vardı. Biri gaste okuyor, diğerleri okey oynuyordu. Aga çay ocağındaki taburesine tünemiş canı sıkkın görünüyordu.” Oş gelmişsin başkan” dedi. ”Hoş bulduk Aga, hayrola?” “Yok, bi şey be yahu!” “Var var, yüzünden düşen bin parça” “Boş ve be başkan,ne sen sor ne ben süyleyeyim “Uzatma, kızacağım bak!” “Dün akşamüstü erkesler gitti. Bi küçük rakım vardı.Açtım bir duble doldurdum,biraz da penir koydum önüme.Kırcali düştü aklıma.Hülyaya daldım.Öyle geçmiş günler.Komşu kızı Asibe .Çok güzeldi kaltak.Saçları sarı,kalçasını döver.Ben aşığım.Yanarım yağlı çıralar gibi.Yüz vermez kahpe.Daldım o günlere öyle içerim.Baktım rakı bitmiş, vakit geç,kafam kıyak.Kitledim kapıyı eve gittim.
Karı yatmış.İşeyip ben de yatacağım.Pantolonun fermuarını indirdim.Aleti elime aldım.Sağa sola sıçramasın karı kızar diye deliği nişanladım.Başladım işemeye.Garip bi şey oldu.Bacağıma bir sıcaklık gelir.Baktım pantolon ıslanıyor.Alet elimde başı deliğe dönük.Allah Allah nasıl benim bacağım ve pantolon ıslanır.Elime yeniden baktım.Ne göreyim be yahu.Elimde alet değil pantolonun kayışını tutuyorum..Hay aksi şeytan!” Gülmeğe başladım. “Gülme be yahu başkan, karıya rezil olduk. Pontolonu çıkardım. Banyoda yıkayacaktım. Gürültüye bizim ki uyandı. Beni gördü” “ Gecenin bu vakti naparsın be Hüsmen?” “Git yat görmesin gözüm seni kadın” diye öfkeyle haykırdım. Napsın fukara, tırsdı gitti. Bak başkan allahını seversen kimselere söyleme bunu. Karıya rezil olduk. Annamıştır haspa. Bi de muallimlere rezil olmıyam.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder