VİCDANİ RET'İ
YÜKSELTEBİLİR MİYİZ?
Tevfik Taş
Vicdani Ret Türkiye’de devrimci dünya tarafından nasıl sahipleniliyor? Bir seçimin arifesinde Vicdani Ret talebini propagandanın güçlü bir parçası kılmanın olanakları neler olabilir? Sanat bu bakımdan nasıl olanaklar sunuyor?
Depremde kötü devlet, kötü barınma koşulları nedeniyle yaşamını yitirenlerin anısına saygıyla. Yeryüzünün ölümcül acılarına katlanmak zorunda olan tüm yoksullara, yoksunlara...
Vicdani Retçilerin yüzü sayılan o taşla mı başlamalıyım? İnsanlara umut yordamlarını fısıldayıp duran o taş, İngiltere’de, Londra’nın Bloomsbury kasabasında Tavistock Meydanı'nda.
Gri, turkuaz, dumansı beyaz, mavi, damarlı, granit ve sert ama sade...
Londra’nın Bloomsbury kasabasında Tavistock Meydanı'ndaki granit anıtın jeolojik yaşı yaklaşık 400 milyon yıl. İngiltere’nin kuzeyinde “Göller Bölgesi” de denen Cumbria’dan getirildi. Her 15 Mayıs Vicdani Retçiler Günü’nde insanlar burada buluşuyor ve öldürmeyi reddedenleri çoğaltmanın ve dünyada zor durumda olan yoldaşlarıyla dayanışmanın yollarını arıyor...
Yanında bir de kiraz ağacı var. Hiroşima ve Nagazaki’de öldürülenlerin anısı için 1967 yılında dikildi. Haksızlık üstüne kurulmuş bütün savaşları durdurmak gücünün bizde olduğunu baharda pembe beyaz çiçeklerle, yazda kızıl kızılcık meyveleriyle söyleyen...
Üstünde, kendini Vicdani Ret gibi kahırlı ve insanca bir yaşama adamışları yad etmek için yazılmış sözler de sade: “Onların öngörüsü ve cesareti bizim de umudumuzdur...”
Faşizmin başlattığı savaşın Avrupa’yı kasıp kavurduğu bir dönemde Alman ordusu, savaşta yaralanmış olanlar da dahil olmak üzere, herkesi ikinci kez orduya çağırmaya başladı. Geroge Grosz, “Aktif Hizmete Uygun” karikatürü AIZ’de [Arbeiter Illustrierte Zeitung / Resimli İşçi Gazetesi] yayımlandığında Hitlercilerin çileden çıkmalarıyla mı başlamalıyım?
Numidia Krallığı (bugün Cezayir’de) bölgesinde doğan ve ilk Vicdani Retçi olarak tarihe, ”Numidia’lı Maximilian (MS 274–295)” olarak geçen o adamla mı başlamalıyım? Hani, Hıristiyanlarca aziz ilen edildikten sonra “Tebessa'lı Aziz Maximilian” da denen o insanla...
Askere gitmek zorunda kalınca, çıkıp herkesin önünde: “Benim inancım başka insanları öldürmememi emrediyor. Bu nedenle Roma ordusunun askeri olamam. İnsan öldüremem” diyen ve kellesi kesilerek öldürülen Maximilian...
Grosz’un mesajı basit, yalın ve o ölçüde de çarpıcıdır. Toplanmış askeri bir heyetin doktoru, kim bilir hangi savaşın, hangi aşamasında öldürülmüş bir insanın iskeletini muayene ediyor ve “göreve uygundur” raporu veriyor. Heyetin diğer üyeleri olaydan çoktan kopmuş. Kimi dedikodu yapıyor, kimi başka yerlere bakıyor
Kendi halkı başta olmak üzere Avrupalı halkları büyük kıyıma uğratan faşizm iskeletlere muhtaçtır...
Politik bir olgu olarak savaşın sürebilmesi için, planlayanların ve yürütenlerin “Temel hammadde” dediği insan olmadan, bunun mümkünsüz olduğu gerçeğinin halk tarafından anlaşılmasına yönelik propaganda, asker kaçaklığının örgütlendiği Avrupa’nın faşizm ikliminde muazzam bir karşılık buluyordu.
Muhammed Ali Clay
Aklımızdan elbette çıkmıyor “gelmiş geçmiş en büyük boksör” namıyla bilinen Muhammed Ali Clay’ın, Vietnam’da ABD’nin sürdürdüğü işgale ve saldırganlığa karşı aldığı o muhteşem tavır: “Vietnamlılar bana bugüne dek hiçbir fenalık yapmadılar. Neden onları öldürmek için asker olayım ki?”
Ancak aynı savaşa karşı çıkan bir grup Amerikalı din adamı da Order of Maximilian adında birleşti... Yani yol gösterici olarak bizim Cezayirli Aziz Maximilian’ı seçtiler... Onların saygın tavırlarıyla mı başlamalıyım?
Käthe Kollwitz’in devrimci gençlik örgütlerinin “Barış’ı Savunmak” toplantıları için yarattığı afiş bugün de bu mücadelenin vazgeçilmezlerinden biridir. Sanatçı “barışı savunmak, barıştan başka şansı kalmamış halkların buluşmasıyla (enternasyonalizmle) olanaklıdır” diye düşünüyordu.
Fakat bu tutumun tarihi arka planında, Käthe Kollwitz, George Grosz, Otto Dix, Max Ernst gibi devrimci sanatçıların yarattıkları eserler, öldürülmek pahasına verdikleri mücadelenin payı az değildir.
Theodosius I. (MS 347-395), Hıristiyanlığı Roma İmparatorluğu'nun resmi dini yaptı. Ancak, Romalı egemenlerin de bütün sömürücüler gibi savaşa, işgale ihtiyacı vardır. Bu nedenle "Adil Savaş" gibi sefil, sefih bir teori geliştirdiler... Bunu, Hıristiyan inancını savaşla uzlaştırmak için kullandılar...
Burjuvazi ve faşizm Hıristiyan inancının savaşa karşı tutumunu budamak, hödükleştirmek için Adil Savaş teorisine sarıldı. Grosz’un “Gaz maskeli İsa”sı bu teoriyi eleştiriyor. Kutsal sayılanların çürüyüşüne dikkat çekiyor. Bu eser, “küfür” kavramıyla mahkemeye verildi ve sanatçının yargılanması yıllarca sürdü.T
Teori, bir dizi koşulu yerine getirdiği takdirde şiddeti ve saldırganlığı meşrulaştırmayı amaçlamaktadır: “Haklı bir nedene sahip olmak... Son çare olmak... Uygun bir otorite tarafından ilan edilmek... Doğru niyete sahip olmak... Makul bir başarı şansına sahip olmak ve amacın kullanılan araçlarla orantılı olması.
Hangi işgal ve savaş bizim bunlara inanmamızı sağlayabilir?
Bu yüzden devrimci sanatçılar durmuyordu. İkide bir Gestapo tarafından gözaltına alınan Otto Dix, Hıristiyan sanatının bütün öğelerini bir araya getiren triptiği, bütün savaş olgularını tersine çevirerek kullanıyordu.
Otto Dix’in Savaş triptiği (üçlü pano). Sol kanatta askerler, İsa'nın çarmıha gerilmesini andırırcasına sıra sıra öne doğru yürüyor. Büyük orta panelde, neredeyse herkesin ölümle karşılaştığı bir alegori olarak gökyüzünde süzülen savaşın cehennemi var. Sağ kanat: Bir asker, yıkıcı bir saldırının ardından ağır şekilde yaralanmış bir yoldaşını kurtarmaya çalışıyor. Predella bölümü ölü İsa motifi, neredeyse kesin ölüme mahkum edilen askerleri, savaşın tüm kurbanlarını temsil ediyor. Dix’in bu eseri 1. Dünya Savaşı’ndan 10 yıl sonra yapıldı. Faşizm ve burjuvazi savaşsız yapamaz diyordu sanatçı...
Grosz, gaz maskesi takmış, asker postalları giydirilmiş Hazreti İsa’yı çarmıhta gösteren o resmiyle buyurun adil savaşınız, diyordu... Bu savaşı bu din inancına uydurmak bir yana, ikisi birbirine sarmaş dolaş olmuş çürüyor...
Eserin alt kenarında, İsa’yla da dalga geçercesine: “Çeneni kapalı tut ve görevini yap” yazıyor...
Dix’le Grosz’un akrabalığı bir kez daha buluşuyor, pekişiyordu.