15'ler
ve Maria'nın Trajedisi

“Kazıdık
onbeşlerin ismini / Kanlı kızıl bir mermere! /Bir çelik aynadır
gözlerimiz,
Onbeşlerin resmini /Görmek isteyenlere...”
Nazım
Hikmet
Onbeşler"İnsan
dediğin ne ki, devlete kurban olsun! Varsa tarihin bir
kanalizasyonu, işte orada akan bu anlayıştır. Demeyin bana
taktikti, stratejiydi falan. İnsan dediğin ne ki..."
Trabzon!
1921 yılı.
İttihatçı örgütlenmenin ve çetelerinin en
güçlü olduğu yer.
Trabzon İskeleler Kâhyası Yahya Reis, çete
örgütlenmesinin başı. Reis, Samsun'dan Trabzon'a, kıyının tek
hâkimi. Öyle büyük bir zenginliğe sahip ki, vilayetteki birkaç
otomobilden birisi kendine ait.
Bakü'den Ankara'ya gelmek için hareket eden
Mustafa Suphi ve arkadaşları, Erzurum tren istasyonunda önceden
örgütlemiş büyük bir protestoyla karşılanır. Şehre
sokulmadan, Trabzon'a yönlendirilir.
Mustafa Suphi ve arkadaşlarının yolculuk
boyunca yaşadıkları ve onların ölüme gönderilmeleri sürecini,
başta Kazım Karabekir olmak üzere, Ankara bilir ve örgütler.(...)
Kazım Karabekir
28 Ocak 1921.
Devlet güçleri, halkı galeyana getirmiştir.
Yahya Kaptan, adamlarıyla birlikte Değirmendere'de olup, idareyi
ele almıştır.
Mustafa Suphi ve arkadaşlarını, daha önceden
hazırlanmış bir takaya bindirir, kendisi de adamlarıyla birlikte
bir başka takaya biner. Güya bu taka yolculuğu, Ankara tarafından
istenmeyen komünistlerin (Bolşeviklerin) Batum üzerinden tekrar
Bakü'ye gönderilmeleri içindir.
Heyhat! Bu bir ölüm yolculuğudur ve iki mil
açıklarda, 28 Ocak'ı 29 Ocak'a bağlayan gece Mustafa Suphi ve 14
arkadaşı vurularak, kesilerek, taş bağlanıp denize atılarak
öldürülürler.

Ah Maria!
Türkiye Komünist Partisi (TKP) kayıtlarında
adı "Meryem" olarak geçen Maria.
M.Suphi'nin Rus uyruklu eşi, yoldaşı.
Maria'nın adı TKP kayıtlarında neden Meryem
olarak geçiyor ki?
Bakü'den Ankara'ya gitmek isteyen TKP'li grubun
içerisinde o da var.
Trabzon'da takaya o da bindiriliyor. Tıpkı
Salhaneye götürülen hayvanlar gibi ve hemen herkes, bunların
Kaptan'ın adamlarınca kesileceğini biliyor.
Diğer herkes öldürülürken, Maria, sağ olarak
geri getiriliyor.
Yahya Kaptan, Maria'yı kapatıyor. Bir süre sonra
Maria'yı, Nemlizade Ragıp Bey'e veriyor.
Daha sonra o yüce vatansever çete reisi Yahya
Kaptan, Maria'yı Rizeli kabadayılara "hediye" ediyor.
Maria'yı öldürmediler, ama ona daha beterini
yaptılar!
Bir kere ölmek, bin kere ölmeye yeğ midir?
Eşinin ve yoldaşlarının katilinin tecavüzüne
maruz kalmak, başkalarına satılmak ve kadınlığının onurunun
paramparça edilişi...
KATLEDİLENLER
Ethem Nejat, Aşçıoğlu Bahaeddin, Kasım
Hulisi, Kıralioğlu Maksut, Hilmioğlu İsmail Hakkı, Ahmetoğlu
Hayrettin, Hakkı Bin Ahmet Ali,Emin Şefik, Tevfik Bin Ahmet, Kazım
Bin Ali, Htipoğlu Mehmet, Hacı Mustafaoğlu Mehmet, Cemil Nazmi Bin
İbrahim, Maria
ONBEŞLER
İÇİN
Nazım
Hikmet – Vala Nurettin (Batum, 1922)
Yangınlara
fazla bakan gözler yaşarmaz
Alnı kızıl yıldızlı baş
secdeye varmaz
Dövüşenler ölenlerin tutmaz yasını
Yine
fakat bir yıldırım zulmeti yırtsa
Sağır göğün koynundaki
çanı haykırtsa
Anıyoruz göğsünüzün son sayhasını
Eski
cihan yeni cihan önünde eğil!
Aramızdan birkaç yoldaş
ayırmak değil,
Her ne yapsan varacağız emelimize!
Karadeniz…
bunu duysun derinliklerin:
O ateşli göğüsleri delen
hançerin
Kabzasını alacağız biz elimize!7